Açık Lise Seçmeli Biyoloji 2 (Biyoloji 6) Solunum Sistemi Konu Özeti

Açık Lise Seçmeli Biyoloji 2 (Biyoloji 6) Konu Anlatımları ve Konu Testleri Ana Sayfası

Açık Lise Açık Lise Seçmeli Biyoloji 2 (Biyoloji 6) Solunum Sistemi Konu Özeti

Solunum Sistemi ile İlgili Anahtar Kavramlar

  • Alveol
  • Bronş
  • Diyafram
  • Gaz Taşınımı
  • Hemoglobin
  • Solunum

Solunum Sistemi Konu çalışmak için zamanım yok diyenler için, konu çalışırken neye dikkat edeceğini bilmek, nasıl sorular geldiğini görerek çalışmak isteyenler için: 

Önce test diyenler için: Açık Lise Açık Lise Seçmeli Biyoloji 2 (Biyoloji 6) Solunum Sistemi Konu Testi




Solunum Sistemindeki Organların Yapısı ve İşleyişi

Canlılardaki solunum sistemlerinin amacı; hücresel solunum için gerekli olan
oksijenin atmosferden alınarak hücrelere taşınmasını, hücrelerde oluşan CO2’nin ise dış ortama verilmesini sağlamaktır. Oksijenin alınıp, karbondioksitin verilmesi olayına nefes alıp verme (soluk alışverişi) denir. İnsanda soluk alışverişi, oksijenin akciğerlere girmesi, karbondioksitin akciğerlerden dışarı atılmasıdır. Bu olay solunum sistemi tarafından gerçekleştirilir.

Solunum Sistemini Oluşturan Organlar

İnsanlarda solunum sistemini oluşturan organlar; burun, yutak, gırtlak, soluk
borusu ve akciğerlerdir.

1. Burun:

Burun deliklerinden hava içeri alınır. Burun havayı ısıtır, iç yüzeyinden salgılanan mukus sayesinde havayı nemlendirir, yabancı maddeleri tutar.

2. Yutak ve Gırtlak:

Ağız ve burun boşluğunun birleştiği yere yutak denir. Yutak; havanın soluk borusuna, besinlerin de yemek borusuna geçmesini sağlar. Hava, burundan sonra yutağa oradan soluk borusunun üzerinde yer alan kıkırdak yapılı ve
ses tellerinin bulunduğu gırtlağa geçer. Besinlerin yutulması sırasında gırtlak kapağı (epiglottis) soluk borusunu kapatır.

3. Soluk Borusu:

Hava gırtlaktan sonra soluk borusu yardımıyla bronşlara iletilir. Soluk borusunda epitel doku, kıkırdak halkalar ve bağ doku yer alır. İç kısmında bulunan ve mukus salgılayan silli epitel hücreler; burundan geçebilen yabancı maddelerin ve tozların akciğerlere geçmesini engeller. Yabancı maddeler sillerin tek yönlü ve yukarı hareketi ile mukusla birlikte dışarı atılır.

4. Akciğerler:

Göğüs boşluğunda, diyafram kasının üzerinde bulunurlar. Göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran çizgili kas yapısındaki tabakaya diyafram denir.
Sol akciğerin altında kalp bulunduğu için iki bölmeli, sağ akciğer ise üç bölmelidir. Akciğerler pleura denilen iki katlı zar ile örtülüdür. Bu iki zarın arasında kaburgaların akciğere zarar vermesini önleyen pleura sıvısı bulunur. Akciğerlere girerken soluk borusu bronş adı verilen iki kola ayrılır. Akciğerler içinde bronşlar bronşçuk adı verilen kollara ayrılırlar. Bronşçukların uçlarında tek katlı yassı epitelden oluşan ve etrafı kılcal damar ile çevrili olan alveol adı verilen hava kesecikleri vardır.

Alveoller akciğerlerin solunum yüzeyini arttırarak, gelen oksijenin akciğer kılcal damarlarına girmesini sağlar. Karbondioksit de akciğer kılcalından difüzyonla alveole geçer.

Soluk Alıp Verme Mekanizması

Yetişkin bir insanın bir dakikada yaklaşık 12-18 kez soluk alıp verdiğini biliyor musunuz? Enerji ihtiyacının fazla olduğu egzersiz gibi durumlarda bu sayı daha da artar.

Yetişkinlere oranla çocuklarda soluk alıp verme daha hızlıdır.

Akciğerler kasılıp gevşeme özelliğine sahip değildir. Soluk alıp verme göğüs boşluğundaki basınç değişimi sonucu diyafram ve kaburgalar arası kasların kasılıp gevşemesi, buna bağlı olarak da akciğer hacminin genişleyip daralması sonucu gerçekleşir.

Soluk alma mekanizması

1. Kaburgalar arası kaslar kasılır.

2. Diyafram kası kasılır ve düzleşir.

3. Göğüs boşluğu genişler.

4. Akciğerdeki hava basıncı düşer.

5. Hava akciğerlere dolar.

6. Havadaki oksijen alveollere gelir.

Soluk verme mekanizması

1. Kaburgalar arası kaslar gevşer.

2. Diyafram kası gevşer ve kubbeleşir.

3. Göğüs boşluğu daralır.

4. Akciğerdeki hava basıncı artar.

5. Hava akciğerlerden dışarı verilir.

6. Böylece alveollerdeki karbondioksit dışarı atılır.

Alveollerden Dokulara ve Dokulardan Alveollere Gaz Taşınması

Hemoglobin tüm omurgalılarda ve bazı omurgasızlarda bulunan ve kana kırmızı renk veren solunum gazlarını taşıyıcı pigmenttir.

Omurgalılarda hemoglobin alyuvarın içinde, omurgasızlarda kanın sıvı kısmı olan plazmada bulunur.

Hemoglobin, protein yapılı olup demir atomunu da içerir. Hemoglobinde demir atomunun bağlandığı moleküle hem denir. Hemoglobinin yapısında dört tane hem molekülü vardır. Her bir hem molekülü bir molekül O₂ bağlar. Vücut sıvısının renkli olmasını solunum pigmentleri sağlar.

1. Oksijen Taşınması

Oksijenin %98’i alyuvarın içinde hemoglobine bağlanarak taşınırken %2’si plazmada taşınır. Kanın 100 ml’sinde yaklaşık 15 g hemoglobin vardır.

Alyuvarlara kırmızı rengini veren taşımakta oldukları hemoglobindir.

Alveollere giren havada yüksek oranda bulunan oksijen difüzyonla akciğer kılcallarına geçer. Daha sonra kan içindeki alyuvarlara geçerek hemoglobinle birleşir ve oksihemoglobin oluşturur.

Alyuvarlarda oksijen, oksihemoglobin (HbO2) hâlinde doku kılcallarına kadar taşınır. Doku kılcallarında oksijen (O2) oranı düşük olduğu için hemoglobinden oksijen ayrılarak difüzyonla dokulara geçer.

Karbondioksit Taşınması

Oksijen alveollerden dokulara doğru taşınırken, karbondioksit dokulardan
alveollere doğru taşınır. Hücresel solunum sonucu oluşan CO2, difüzyon ile doku hücrelerinden doku sıvısına daha sonra da doku kılcal damarlarına geçer.

Kanda CO2’nin taşınması üç şekilde gerçekleşir.

a. Çözünmüş olarak:

CO2’nin yaklaşık %5-7’si kan plazmasında çözünmüş hâlde taşınır.

b. Karbominohemoglobin şeklinde:

CO2’nin yaklaşık %15-20’si alyuvarlarda hemoglobin ile birleşerek karbominohemoglobin şeklinde taşınır. Bu birleşme ortamdaki CO2 konsantrasyonuna bağlıdır. CO2’nin fazla olduğu doku kılcal damarlarında bağlanma gerçekleşirken akciğer kılcal damarlarında tam tersi gerçekleşir. CO2 hemoglobinden ayrılarak önce kan plazmasına daha sonra akciğere geçerek soluk verme ile dışarı atılır.

c. Bikarbonat şeklinde:

CO2’nin büyük bir kısmı (%73 – 80) ise alyuvarlar içinde su ile birleşerek karbonik asidi oluşturur.

Karbonik asit kararsız olduğundan hemen hidrojen (H+) ve bikarbonat (HCO3-) iyonlarına ayrılır.

Hidrojen iyonları hemoglobin molekülüne bağlanır ve alveol kılcallarına kadar bu şekilde taşınır.

Bikarbonat iyonları ise alyuvarlardan difüzyonla plazmaya geçerek taşınır.

CO2 bakımından zengin kan önce kalbe, kalpten de akciğerlere ulaşır. Akciğer kılcallarında kan plazmasındaki bikarbonat iyonları yeniden alyuvarlara girerek burada hemoglobinden ayrılan hidrojen iyonlarıyla birleşir ve tekrar karbonik asidi oluşturur.

Karbonik asit ise yine karbonik anhidraz enziminin etkisiyle H2O ve CO2’ ye ayrışır.

CO2 alyuvarlardan çıkıp, difüzyon ile alveole oradan da soluk verme sırasında dışarı gönderilir.

Solunum Sistemi Rahatsızlıkları

1. Pnömoni (Akciğer İltihabı, Zatürre):

Akciğer alveollerinin enfeksiyonu ve iltihaplanması sonucunda akciğerlerde sıvı ve kan toplanması hastalığıdır. Streptococcus pneumonia türü bakteri sebeb olur. Ateş, öksürük, üşüme, soluk alıp vermede güçlük gibi belirtiler gösterir.

2. Tüberküloz (Verem):

Bazı bakteri türleri farklı organlara yerleşebilir ve vereme sebep olabilir. Veremli hastaların öksürüklerinden yayılan bakteriler yoluyla insandan
insana geçer. Genellikle kalabalık, havasız ortamlarda yaşayan ve bağışıklık sorunları olan insanlarda görülür.

3. Astım:

Hava yollarının daralmasına sebep olan kronik bir iltihaplanmadır. Soluk alıp vermede sıkıntılara neden olur. Polenler, mantar sporları, bazı besinler, aspirin, soğuk hava, kirli hava, sigara dumanı akut astım krizine neden olabilir. Bunların etkisi ile bronşlar mukoza ödemiyle daralır ve nefes darlığı meydana gelir.

4. Kronik Obstrüktif (Engelleyici) Akciğer Hastalığı (KOAH):

Tütün ve tütün ürünleri, bazı mesleklerde karşılaşılan toz, duman, evlerde kullanılan odun, tezek, kök benzeri yakıtlardan çıkan dumanın solunması akciğerlerde bir çeşit iltihap oluşturarak akciğerlerin olduğundan daha erken yaşlanmasına neden olur. Sigara içenler solunum yolları hastalıklarına daha sık yakalanır ve iyileşmeleri de daha geç olur. Sigaradaki katran, soluk borusundaki hücrelerin sillerini tahrip eder ve daha çok mikroorganizma solunum organına giriş yapar. Sigara dumanıyla hava keseciklerine zararlı gazlar ve maddeler dolar. Yıllar geçtikçe bu zararlı gazlar ve maddeler bronşların ve alveollerin yapısını bozmaya başlar. Bunun sonucunda bronşit ve hava keseciklerinin harabiyetiyle de amfizem adı verilen hastalık ortaya çıkar. Uzun süreli olarak bronşların tıkanması ise KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı)’a neden olur.

5. Akciğer Kanseri:

Akciğer hücrelerinin anormal hâle gelmesi ve kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan bir hastalıktır. Kontrolsüz çoğalan hücreler çevre dokulara ve akciğer dışındaki organlara yayılabilir. Sigara kullanımı akciğer kanserinin en sık görülen nedenidir (%90’dan fazla). Sigara dumanında 4000’den fazla kimyasal ve 70’den fazla kanser oluşumuna neden olan madde olduğu bilinmektedir. Pasif içicilik de akciğer kanserini % 32 oranında arttırmaktadır. Bazı toprak ve kayalarda bulunan saç gibi ince liflere asbest denir. İnşaat ve bazı üretim işlerinde (gemi, izolasyon ve otomotiv) kullanılmaktadır. Bu tür işlerde çalışan kişilerin kansere yakalanma riski oldukça yüksektir. Hava kirliliğinin yoğunluğu ve genetik öykü de etkenlerdendir.

6. Gırtlak Kanseri:

Gırtlak kanserleri tüm vücut kanserlerinin yaklaşık % 3’ünü oluşturur. Çoğu baş-boyun kanserlerinde olduğu gibi en önemli nedeni sigaradır. Erkeklerde ve 50 yaş üzerinde daha sık görülmektedir. Gırtlak kanseri en sık (yaklaşık %60 oranında) ses tellerinin üzerinde oluşur. Genetik faktörler, çevresel ve mesleki faktörler (asbest, çevre kirliliği ve ağaç tozu vb. gibi), radyasyon, reflü, virüs enfeksiyonları, sesin kötü kullanımı ve kronik larenjit gibi etkenler gırtlak kanserine neden olabilir.

Solunum Sisteminin Sağlığının Korunması

İş ortamında meslek hastalıklarına sebep olabilecek faktörleri ortadan kaldırmak mümkün değildir ancak zararlı etkileri en aza indirmek için önlemler alınabilir. İşyeri havasına yayılan maddeler (duman, toz, buhar, gaz vb. gibi.) ve işyerindeki fiziksel şartlar çalışanların sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir. Bazen de zararlı maddelerle doğrudan doğruya elle temas söz konusudur. İşyerindeki bu tehlikeler yok edilerek veya en aza indirilerek çalışma çevresi zararsız hale getirilebilir.

Bu amaçla başvurulacak yöntemleri şöyle sıralayabiliriz:

a) Kullanılan zararlı madde, zararsız veya daha az zararlı maddeler ile değiştirilebilir.

b) Zararlı maddenin değiştirilme durumu yoksa tehlikeli işlemler kapalı olarak yapılarak zararsız hale getirilebilir.

c) Özellikle tozlu işyerlerinde, çalışma ortamı ıslatılarak veya nemlendirilerek çalışma sırasında tozun çalışma ortamına dağılması önlenebilir. Bazı işyerlerinde döşemeler, duvarlar ve tezgahlar yıkanabilir veya yaş bezle silinebilir.

d) Tehlikeli olabilecek yere dökülen maddelerin hemen kaldırılarak temizlenmesi meslek hastalıklarından korunmada çok önemlidir. Ortama dağılmış tozlar sürekli olarak temizlenmezse hava akımları ile yeniden işyeri ortamına dağılarak ortamın havasını kirletir. Ayrıca, zehirli ve zararlı maddelerin aktarıldığı, depolandığı kapların bakımları mutlaka yapılmalıdır yoksa meydana gelebilecek kaçaklar ortam havasının kirlenmesine sebep olur.

e) Ortamın havalandırılması çalışanların sağlığı için çok önemlidir.

Genel olarak solunum sistemi sağlığını korumak için; alkol, sigara, uyuşturucu kullanılmamalıdır. Bu maddeler solunum güçlüğüne, akciğer kanserine yol açabilir. Akciğerlerimizin sağlığı için soğuk havalarda ağızdan değil burundan nefes almamız gerekir. Verem hastalığına karşı BCG aşısı yaptırılmalıdır.

Açık Lise Açık Lise Seçmeli Biyoloji 2 (Biyoloji 6) Solunum Sistemi Konu Testi

Solunum Sistemi Konu Özeti




İnsanlarda solunum sistemini oluşturan organlar; burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğerlerdir.

Burnun iç yapısı, havayı temizler, nemlendirir ve ısıtır. Yabancı maddelerin girişini engeller.

Soluk borusunun başlangıç bölümüne gırtlak denir. Soluk borusunun iç yüzü hareketli siller taşıyan epitel hücreleri ile döşenmiştir. Bu hücreler mukus denilen bir madde salgılar.

Mukus tabakası hem epitel yüzeyin nemli kalmasını sağlar, hem de solunumla giren havadaki toz ve diğer yabancı maddeleri tutar. Soluk borusu akciğerlere girmeden iki kola ayrılır. Bu kollardan her birine bronş denir.

Bronşlardan her biri bir akciğere gider. Yapısı soluk borusuna benzer. Bronşlar da kıkırdak halkalardan oluşur, iç yüzeyi nemli zarla kaplıdır ve titrek tüylü hücreler bulunur. Bronşlar akciğerlere girince daha küçük kollara ayrılır. Bu kollardan her birine bronşçuk denir. Bronşçukların uç kısmında üzüm salkımına benzeyen hava kesecikleri (alveoller) vardır. Bronşlar, soluk borusundan gelen havanın bronşçuklara iletilmesini sağlar. Bronşçuklar da, bronşlardan gelen havanın alveollere iletilmesini sağlar.

Akciğerler göğüs boşluğunda bulunur. Sağ akciğer 3 loplu, sol akciğer 2 lopludur. (Solda kalp olduğundan) süngerimsi yapıdadır. Her iki akciğer de pleura denilen iki katlı zar ile örtülüdür. Bu iki zarın arasında pleura sıvısı bulunur. Pleura sıvısı; kaburga hareketlerinin akciğerlere zarar vermesini engeller. Ayrıca akciğerlerin göğüs bölgesindeki hareketini kolaylaştırır.

Akciğerler kasılıp gevşeme özelliğine sahip değildir. Soluk alıp verme göğüs boşluğundaki basınç değişimi sonucu diyafram ve kaburgalar arası kasların kasılıp gevşemesine bağlı olarak akciğer hacminin genişleyip daralması sonucu gerçekleşir.

Soluk alırken; diyafram kası kasılır ve kaburgalar arası açılarak hacim artar, göğüs iç basıncı düşer ve içeriye hava girer. Böylece göğüs boşluğu genişler.

Soluk verirken; diyafram kası gevşer, kaburgalar birbirine yaklaştığı için hacim azalır, göğüs iç basıncı artar ve dışarıya hava verilir. Sonuçta göğüs boşluğu daralır.

Oksijen kanda oksihemoglobin halinde ve % 2’lik kısmı kan plazmasında çözünmüş olarak taşınır. Oksijen akciğerlerden kana geçer ve alyuvarlardaki hemoglobinle birleşip oksihemoglobini oluşturur. Oksijen hemoglobinden doku kılcallarında ayrılır, difüzyonla hücrelere geçer.

Hücrelerde oluşan karbondioksit, doku sıvısına geçer oradan da difüzyonla kılcal damarlara geçer. Karbondioksitin çok az kısmı kan plazması ile taşınır. Kanda CO2; çözünmüş olarak, karbominohemoglobin veya bikarbonat şeklinde taşınır. Sonuçta; CO2 alyuvarlardan çıkıp, difüzyon ile alveole oradan da soluk verme sırasında dışarı gönderilir.

Pnömoni (Akciğer İltihabı, Zatürre), Tüberküloz (Verem), Astım, Kronik Obstrüktif (Engelleyici) Akciğer Hastalığı (KOAH), Akciğer kanseri, Gırtlak kanseri solunum sisteminin önemli hastalıklarındandır. Sigara ve diğer zararlı maddelerin bırakılmasında öz denetim çok önemlidir. Zararlı alışkanlıkları bıraktıktan sonra sabırla kararımızın arkasında durmamız gerekir.

Solunum sisteminin sağlığı için, iş ortamında meslek hastalıklarına sebep olabilecek faktörleri ortadan kaldırmak mümkün değildir ancak zararlı etkileri en aza indirmek için önlemler alınabilir. Bunun dışında alkol, sigara, uyuşturucu kullanılmamalıdır. Bu maddeler solunum güçlüğüne, akciğer kanserine yol açabilir. Akciğerlerimizin sağlığı için soğuk havalarda ağızdan değil burundan nefes almamız gerekmektedir. Verem hastalığına karşı BCG aşısı yaptırılmalıdır.

Hala çözemeyenler için: Açık Lise Açık Lise Seçmeli Biyoloji 2 (Biyoloji 6) Solunum Sistemi Konu Testi burada, tıklayın.

Açık Lise Çıkmış Biyoloji Soruları Online Testleri:

Açık Lise (446) Seçmeli Biyoloji 2 Testi (Aralık 2018)

 

Açık Lise Seçmeli Biyoloji 2 (Biyoloji 6) Konu Anlatımları ve Konu Testleri Ana Sayfası

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Dönem kaybetmeden mezun olmak için, YENİ MÜFREDATA UYGUN Mobil Uygulamamızı İNDİRİN!

Ücretsiz Online TYT Deneme Sınavı:


Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 1 Nisan 2019

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın