Tevhid-i Tedrisat Kanunun Konusu Nedir?

yorumsuz
500

Tevhid-i Tedrisat Kanunun Konusu Nedir? Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası) nedir, çıkartılma amacı, tarihi nedir, sonuçları neler olmuştur?

Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası), Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarih ve 430 Kanun Numarası ile kabul edilmiş olan ve ülkedeki bütün eğitim kurumlarının Maarif Vekaleti’ne (Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı’na) bağlanmasını öngören yasadır.

Türkiye Cumhuriyeti’nde eğitimin temel kanunu kabul edilmiş ve daha sonra çıkarılan kanunlara esas teşkil etmiştir. 1982 anayasasında 174. maddeyle koruma altına alınmış “inkılap kanunlarından” bir tanesidir.

Türkiye’de eğitim alanında reform yapabilmek; millilik, laiklik, modernlik esaslarını uygulayabilmek için eğitim kurumlarının birleştirilmesine ihtiyaç duyulması sebebiyle hazırlanan kanun; ülkenin eğitim işlerinde çokbaşlılığın kaldırılmasını sağladı. Halifeliğin kaldırılmasına dair kanun ve “Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin Kaldırılması hakkında kanun“la aynı gün çıkarıldı.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ayrıca tekke ve zaviyelerin kapatılması; dinsel olduğu düşünülen Osmanlı harflerinin kaldırılıp Harf Devrimi’nin yapılması gibi diğer bazı Atatürk devrimlerinin gerçekleşmesi için de altyapıyı oluşturmuştur.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu Hazırlıkları ve Kanunun Kabulü



Kurtuluş Savaşı yıllarında millî mücadelenin önderi Mustafa Kemal ve bazı hatipler konuşmalarında eğitim kurumlarının birleştirilmesine dair bazı ifadeler kullanmışlardır. Mustafa Kemal’in Halk Fırkası’nı kuracağını açıkladığı ve fırkanın dokuz maddelik programını tanıttığı 7 Aralık 1922 tarihli basın bildirisinde medreselerin kaldırılması düşüncesi ilk kez açık olarak ortaya konuldu.

1 Mart 1923’te TBMM üçüncü yılı açılışında yaptığı konuşmayı büyük ölçüde eğitim konularına ayıran Mustafa Kemal; “ülke çocuklarının birlikte eğitim ve öğrenim görmek zorunda olduğunu, öğrenim birliğinin ülkenin ilerlemesi için büyük önem taşıdığını, bu nedenle “Şeriye Vekaleti ile Maarif Vekaletinin” işbirliğine varmasını gerektiğini ifade etti.

Bu görüşler ışığında 2 Mart günü Halk Fırkası’nın grup toplantısında 3 ayrı yasa tasarısı hazırlandı. “Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin lağvı ve Diyanet Reisliğinin teşkili” hakkındaki kanun müzakereleri kabul olunduktan sonra Tevhid-i Tedrisat yasa tasarısı Saruhan Mebusu ve Maarif Vekilif Vasıf Bey ve 57 arkadaşının imzasıyla gündeme getirildi. Kanunun gerekçesi şu sözlerle ifade edilmişti: “Bir millet bireyleri ancak bir eğitim görebilir. İki türlü eğitim bir ülkede iki türlü insan yetiştirir. Bu ise, duygu ve düşünce birliği ile dayanışma amaçlarını tamamen yok eder.” 

Tasarı ertesi gün meclise sunuldu. 429 sayılı Şeriye ve Evkaf Yasası’nın kabülünden sonra Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 3 Mart 1924 günü TBMM Genel Kurulunda 430 Kanun Numarası ile kabul edildi.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası) nedir? Wikipedi

Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası), Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarih ve 430 Kanun Numarası ile kabul edilmiş olan ve ülkedeki bütün eğitim kurumlarının Maarif Vekaleti’ne (Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı’na) bağlanmasını öngören yasadır.

Türkiye Cumhuriyeti’nde eğitimin temel kanunu kabul edilmiş ve daha sonra çıkarılan kanunlara esas teşkil etmiştir[1]. 1982 anayasasında 174. maddeyle koruma altına alınmış “inkılap kanunlarından” bir tanesidir.

Türkiye’de eğitim alanında reform yapabilmek; millilik, laiklik, modernlik esaslarını uygulayabilmek için eğitim kurumlarının birleştirilmesine ihtiyaç duyulması [2] sebebiyle hazırlanan kanun; ülkenin eğitim işlerinde çokbaşlılığın kaldırılmasını sağladı. Halifeliğin kaldırılmasına dair kanun ve “Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin Kaldırılması hakkında kanun“la aynı gün çıkarıldı.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ayrıca tekke ve zaviyelerin kapatılması; dinsel olduğu düşünülen Osmanlı harflerinin kaldırılıp Harf Devrimi’nin yapılması gibi diğer bazı Atatürk devrimlerinin gerçekleşmesi için de altyapıyı oluşturmuştur.

TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU

Kanun Numarası: 430

Kabul Tarihi: 3/3/1340

Yayımlandığı R. Gazete: Tarih: 6/3/1340 Sayı: 63

Yayımlandığı Düstur: Tertip: 3 Cilt: 5 Sayfa: 322

Madde 1 – Türkiye dahilindeki bütün müessesatı ilmiye ve tedrisiye (bütün ilim ve eğitim kurumları) Maarif Vekaletine (Milli Eğitim Bakanlığı’na) merbuttur (bağlıdır).

Madde 2 – Şer’iye ve Evkaf Vekaleti veyahut hususi vakıflar tarafından idare olunan bilcümle medrese ve mektepler Maarif Vekaletine devir ve raptedilmiştir.

Madde 3 – Şer’iye ve Evkaf Vekaleti bütçesinde mekatip ve medarise tahsis olunan mebaliğ Maarif bütçesine nakledilecektir.

Madde 4 – Maarif Vekaleti yüksek diniyat mütehassısları yetiştirilmek üzere Darülfünunda bir İlahiyat Fakültesi tesis ve imamet ve hitabet gibi hidematı diniyenin ifası vazifesiyle mükellef memurların yetişmesi için de aynı mektepler küşat edecektir.

Madde 5 – Bu kanunun neşri tarihinden itibaren terbiye ve tedrisatı umumiye ile müştegil olup şimdiye kadar Müdafaai Milliyeye merbut olan askeri rüşti ve idadilerle Sıhhiye Vekaletine merbut olan darüleytamlar, bütçeleri ve heyeti talimiyeleri ile beraber Maarif Vekaletine raptolunmuştur. Mezkür rüşti ve idadilerde bulunan heyeti talimiyelerin ciheti irtibatları atiyen ait olduğu Vekaletler arasında tahvil ve tanzim edilecek ve o zamana kadar orduya mensup olan muallimler orduya nispetlerini muhafaza edecektir.

(Ek: 22/4/1341 – 637/1 md.) Mektebi Harbiyeden menşe teşkil eden askeri liseler bütçe ve kadrolariyle Müdafaai Milliye Vekaletine devrolunmuştur.

Madde 6 – İşbu kanun tarihi neşrinden muteberdir.

Madde 7 – İşbu kanunun icrayı ahkamına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

430 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE

Kanun No: 637 – Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler – Yürürlüğe giriş tarihi: 29/4/1341



Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun amacı

Saruhan Mebusu Vâsıf Bey (Çınar) ve 57 arkadaşının önerdiği Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun amacı özetle şöyleydi:

Bir devletin genel eğitim siyasetinde, milletin düşünce ve duygu bakımından birliğini sağlamak gereklidir ve bu da öğretim birliği ile olur. Tanzimat’ın ilan edildiği sıralarda öğretim birliğine geçilmek istenmişse de başarılı olunamamış, bilakis bir ikilik ortaya çıkmıştır.

Bu ikilik eğitim ve öğretim birliği bakımından birçok kötü ve sakıncalı sonuçlar doğurmuş, iki türlü eğitimle memlekette iki tip insan yetişmeye başlamıştır.

Önerimiz kabul edildiğinde, Türkiye Cumhuriyeti dahilindeki bütün eğitim kurumlarının biricik mercii Maarif Vekâleti olacaktır. Böylece bütün eğitim yuvalarında, Cumhuriyetin irfan siyaseti, ortak bir eğitim yolu izlenecektir.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun Sonuçları

Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun sonuçları oldukça kesin oldu. Görüleceği gibi yasa öylesine radikaldir ki, ilk anda askeri ortaokullar ve liseler bile Maarif Vekâletine bağlanmış, fakat bir yıl sonra Harp Okulu gibi öteki askeri okullar da Milli Savunma Bakanlığı’na bırakılmıştır. Yasanın temel amacı ve hedefi, ilk, orta ve lise düzeylerinde, yeni kuşaklara ortak bir ulusal kültür vermek, kuşakları farklı akımların, görüşlerin, maksatlı yetiştirme ve koşullandırma emellerinden uzak tutmaktı. Bu da ancak, tüm okulların Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanması ile sağlam bir güvenceye kavuşturulabilirdi.

Askeri okullar ise Öğretim Birliği Yasasına eklenen bir fıkra ile Milli Savunma’ya bırakıldı. Yalnız, İstanbul Dârülfunûn’u ile yükseköğretim veren diğer okullar (ilahiyat dışında) yasa kapsamına alınmamıştır.

Maarif Vekâleti emrine verilen 479 medrese de yasa çerçevesinde kapatıldı. Yasa kabul edildiğinde medreselerde kayıtlı yaklaşık 18.000 öğrenci olmasına karşın bunlardan yalnızca 6.000’i eğitime devam ediyordu. Diğerleri ise  II. Abdülhamit döneminde çıkarılan bir yasayla medrese öğrencileri askerlikten muaf tutuldukları için medreselere kayıt yaptıranlardan oluşuyordu. Kanun’un 4. maddesi modern anlamda ve üniversite bünyesinde İlahiyat Fakültesi ile imam ve hatip yetiştirecek orta düzeyde okullar açılmasına izin vermekteydi. Açılan ilk İlahiyat Fakültesi 1934 yılında öğrenci sayısı 20’ye düşünce yapılan eğitim reformuyla “İslam Tetkikleri Enstitüsü”’ne dönüştürüldü. 1923-1924 yılları arasında açılan 29 İmam-Hatip Okulu ise bunlara karşı bir politika izlenmediği ve zorlamalar olmadığı halde 1930-1931 öğretim yılında öğrenciler tarafından yeterince ilgi görmemeleri nedeniyle kapatıldı.

Tevhid-i Tedrisat, “öğretim birliği” kavramı içinde çağdaş eğitimi, ulusal ve laik öğretim programlarını, örgün ve yaygın eğitim alanlarında örgütsel ve kurumsal yenileşmeyi hedef alarak, eski kurumların yaşatılabilmesi olanaklarını kurutmuştur. Yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki ilk üç yılda (1924-27) resmi okullara medreselerden sızan dinsel ağırlıklı eğitim, buna paralel olarak Arapça ve Farsça öğretimi kaldırıldı. Okulların Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetimine girmesi ve medreselerin tarihe karışmasıyla öğretim laik bir tabana oturdu. Böylece yüzyıllar boyunca bilimsel düşünceyi köstekleyen nedenler ortadan kaldırıldı. Öğretimin dinsellikten arındırılıp çağdaşlaşması ile rasyonel düşünceye, bilime giden yollar açıldı.

Öğretimin birleştirilmesiyle aynı fikir, aynı duygu ve aynı düşünceye sahip insanlar yetiştirildi. Bu suretle ülkü birliği, kültür birliği yolunda güçlü adımlar atıldı. Uluslaşma süreci hız kazanıp ümmet toplumundan ulus toplumuna geçiş sağlandı. Rejim ve devrim karşıtı güç odaklarının olası dayanakları ortadan kaldırıldı. Cumhuriyet’e ve değerlerine inanan, Atatürk devrimlerini benimsemiş kuşaklar yetiştirilmesinin önü açıldı.



Tanzimat’tan sonra sayıları hızla artan yabancı okullar denetim altına alındı. Azınlık ve yabancı okullarda Tarih, Coğrafya, Yurtbilgisi derslerinin okutulması, yabancı ya da azınlık dili yanında Türkçenin de öğretilmesi sağlandı. Kolej ve öteki yabancı okullarda dinsel simgeler ve amacı değişik ulusal duygularını aşılamak olan dinsel öğretiler yasaklandı. Daha sonra yabancı okulların ilk kısımları kaldırılarak, ilköğretimin mutlaka Türk okullarında görülmesi zorunluluğu getirildi. Öğretim Birliği Yasası’na karşı gelerek dini esaslı eğitim vermekte ısrar eden yabancı okullar kapatıldı. Azınlık okulları da doğrudan Maarif Vekâletine bağlandı. 1927’de, Türkiye’de salt Müslümanların yaşamadığı, başka dinlerden insanların da bulunduğu gerekçesiyle ilk, orta ve liselerden din dersleri kaldırıldı.

Özetle çağdaş ve laik devlet anlayışına uygun şekilde hazırlanan Öğretim Birliği Yasası, eğitimin çağdaş bilim gereklerine uygun duruma getirilmesiyle ulusal bütünleşme ve çağdaşlaşma yolunda atılan en büyük adımlardan biri olmuştur. Bu atılımlar, 1928’deki Harf Devrimi‘ne uygun ortamı hazırlamıştır. (Kaynak: serenti)

Tekalifimilliye Emirleri nedir?

Hıyanetivataniye Kanunu nedir?

İstiklal Mahkemeleri nedir?

Tevhiditedrisat Kanunu Nedir?

FavoriteLoadingÇözdüklerime Ekle
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

8-9 Aralık 2018 sınav soruları ile ilgili duygu, düşünce, yorum ve katkılarınızı aşağıya yorum olarak yazıp paylaşabilirsiniz.

Ücretsiz Online TYT Deneme Sınavı:


Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 24 Aralık 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın