Eski Çağlarda Türkiye ve Çevresi

yorumsuz
267

Eski Çağlarda Türkiye ve Çevresi

Asya ile Anadolu arasında köprü konumunda olan Anadolu için Romalılar Anatolia (Güneşin Doğduğu Yer) ismini kullanmış, Küçük Asya, Binbir Tanrı ili gibi isimler de Anadolu için kullanılmıştır. Anadolu’da: Hititler, Frigler, İyonlar, Urartular, Persler, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılar devlet kurmuş ve uygarlıklar oluşturmuştur.

A. TÜRKİYE’NİN TARİH ÖNCESİ DEVİRLERİNİ AYDINLATAN MERKEZLER

Tarih Öncesi Devirlere Prehistorik Devirler de denir. Tarih Öncesi Devirler; Taş Devri, Kalkolitik Devir ve Tunç Devri olmak üzere üç bölüme ayrılır.

1. Taş Devri

a. Eski Taş Devri (MÖ 60.000-10.000)

Anadolu’da bu dönemi aydınlatan merkezler, Antalya yakınlarındaki Karain, Beldibi ve Belbaşı mağaralarıdır. Bu yerlerde taştan ve kemikten yapılmış alet ve silahlar ayrıca mağara duvarlarında resimlere rastlanmıştır.

b. Orta Taş Devri (MÖ 10.000-8.000)

İnsanlık tarihinin toplayıcılık ve avcılıktan üretim ekonomisine geçiş dönemidir. Türkiye’de bu dönemin önemli yerleşi merkezleri; Antalya Çevresinde Beldibi, Göller bölgesinde Baradiz, Ankara çevresinde Macunçay ve Samsun yakınındaki Tekkeköy’dür.

c. Yeni Taş Devri (MÖ 8.000-5.500)

Anadolu’da bu döneme ait en önemli yerleşim merkezleri; Diyarbakır Çayönü, Konya Çatalhöyük Göller bölgesinde Erbaba ve Gaziantep Sakçagözü’dür.
Çayönü Türkiye ve Güneydoğu Avrupa’da ilk üretimle ilgili bugüne kadar bulunmuş en eski yerleşim yeridir. Burada orak ve bıçaklar, tahıl öğütme taşları ele geçmiştir. Çatalhöyük ise insanlık tarihinin ilk şehir yerleşmesi olarak kabul edilmektedir.

2. Kalkolitik (Taş-Bakır) Devri (MÖ 5.500-2.500)

Yeni Taş Devri ile Maden Devri arasında geçiş dönemini teşkil eder. İnsanların ilk buldukları ve kullandıkları maden bakırdır. Dini inanç gelişmeye başlamış, ‘Büyük Ana’ya tapılmaya başlanmıştır. Bu dönemin önemli merkezleri Çorum- Alacahöyük, Çanakkale-Truva (1870 yılında kazı yapılmış ve Priamos’un hazineleri adı verilen altın ve gümüşten süs eşyaları bulunmuştur) Denizli-Beycesultan, Burdur-Hacılar, Yozgat-Alişar ve Van-Tilkitepe’dir.

3. Tunç Devri (MÖ 2.500-1.200)

Tunç Devri Türkiye’de üç kısma ayrılmıştır. Bunlar Eski Tunç Devri (MÖ 2.500-2.000), Orta Tunç Devri (MÖ 2.000-1.500) ve Yeni Tunç Devri (MÖ 1.500-1.200)’dir. Bu dönemde Anadolu’da Tarihi devirler başlamıştır. Yazı Asurlu tüccarlar tarafından Anadolu’ya getirilmiştir. Anadolu’da ilk yazılı vesikalar Kayseri yakınlarında Kültepe’de bulunan vesikalardır. Bu tabletler çivi yazısıyla yazılmıştır.

Bu dönemi aydınlatan en önemli merkezler; Çanakkale’de Hisarlık Höyügü, Konya’da Alacahöyük, Erzurum’da Karuz, Pakır, Güzelova Höyükleri, Ankara’da Ahlatlıbel Höyügü, Kayseri civarındaki Kültepe ve Bogazkale’de bulunan Hititlere ait Aslanlı Kapı’dır.

Not:

MÖ III. bin yılda Türkiye’de gelişmiş bir kültür vardı. Bu kültürü Hattiler meydana getirmişlerdir. Hattiler, Hititler’den önce Türkiye’de ilk siyasi birliği kurmuşlardır.

B. M.Ö. 2. BİNDEN MÖ VI. YÜZYILA KADAR TÜRKİYE

1. Hititler

Kızılırmak çevresinde başkent Hattuşaş olmak üzere ( MÖ 1800) kuruldu.

tunc_caglari_harita

Siyasi tarihleri :

Eski Devlet (MÖ 1.800 1.400) – Yeni Devlet (MÖ 1.400-1.200) – Geç Hitit Şehir Devletleri (MÖ 1.200-700)olmak üzere üçe ayrılır. Eski devlet döneminde doğrudan Mezopotamya ile ilişki kurulmuştur. Yeni Devlet Döneminin en önemli olayı ise Kadeş Antlaşması ( MÖ 1280)dır. Mısırlılarla Hititler arasında Suriye hakimiyeti için yapılan savaşların sonucunda imzalanan bu antlaşma tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır. ( Akadça yazılmıştır.) Ege Göçleri sonucunda yıkılan bu devlet Güneydoğu Anadolu Bölgesinde şehir devletleri olarak bir süre hüküm sürmüştür.

Hititlerde yönetim gücü kralların elindedir. Krallar başrahip, başkomutan ve başyargıç yetkilerine sahipti. Hititlerde ayrıca Pankuş adı verilen asiller meclisi kralı denetleme hakkına sahipti. Tavananna adı verilen kraliçe gerektiğinde krala vekâlet eder, dini törenleri yönetirdi.

Dini inançları çok tanrılıydı. Diğer topluluklarının tanrılarına da tapan Hititlerde, en önemli tanrı Hurrilerden geçen Fırtına tanrısı Teşup ile karısı Hepat’tır.

Anadolu’da halk sosyal sınıflara ayrılmıştı. En üst sınıfı, yönetimi elinde bulunduran kral ve ailesinden meydana gelen asiller oluştururdu. Bunun yanında rahipler, askerler, sanatçılar memurlar ve köylülerde vardı. Ekonominin temelini tarım ve hayvancılık oluşturuyordu. Asurlulardan aldıkları çivi yazısını kullandılar.

Hititler ve Lidyalılar Hint Avrupa dil ailesine mensup bir dil konuşuyorlardı. Hititler devlet yazışmalarını Akadça olarak yapmışlardır. Anal adı verilen kralların bir yıl içindeki faaliyetlerini anlatan yıllıklar yazdılar. Gılgamış Destanı’nı Hititçe’ye çevirdiler. Hititler tarafından yapılan sur duvarları, taş kemerli yer altı geçitleri Orta Doğunun en mükemmel mimari eserleridir. Hitit sanatının önemli örnekleri arasında Hattuşaş’taki Kral Sarayı ile Yazılıkaya kabartmaları yer alır.

2. Frigyalılar

Boğazlar yoluyla Anadolu’ya gelen Frigyalılar, başkent Gordion olmak üzere devletlerini kurdu. Kurucuları Gordios’tur. En önemli kralları Midas’tır. En önemli geçim kaynakları tarım’dır. En önemli tanrıçaları Kibele’dir. Frigyalılarda halı ve kilim dokumacılığı yaygındı. Frigyalılar, Lidyalılar ve İyonyalılar Fenike alfabesini kullanmıştır. Frigya sanatı daha çok kaya mezarları ve kabartmalarıyla ünlüdür.
En önemli sanat eseri Midas’ın Anı Mezarı’dır.

3. Lidyalılar

MÖ 1200’lerde Gediz ve Küçük Menderes nehirleri arasına yerleştiler. Başkentleri Sard olan bu devlet, Kral Giges zamanında bağımsızlığını kazandı. En güçlü dönemleri son kralları Krezüs döneminde yaşayan Lidyalılar Persler tarafından yıkıldı. Temel geçim kaynağı olan bu uygarlık, elektron adı verilen ilk parayı buldu. Böylece takas ekonomisi güçlendi. Anadolu Mezopotaöya arasında ticaret canlandı. Lidyalılar Efes’tan başlayarak Sard’dan geçen, Asur başkenti Ninova’dan Elamlıların başkenti Sus’a kadar uzanan Kral Yolu’nu inşa etmiştir. Lidyalılar Kibele, Artemis ve Zeus gibi Yunan tanrılarına tapmışlardır.

4. İyonyalılar

MÖ 700’de Anadolu’ya gelen Akalar tarafından kuruldu. Şehir devletleri halinde yaşana İyonyalılar Milet, Efes, Foça ve İzmir gibi kentler kurdu. Önceleri krallar tarafından yönetilen İyonya şehirlerinde, MÖ 500’den itibaren asillerden meydana gelen oligarşik bir meclis ve daha sonra da demokratik hükümetler kurulmuştur. Bugünkü demokratik idarenin kaynağı İyonyalılara dayanmaktadır. Tarihte bilinen ilk deniz kolonilerini İyonlar kurdu. İyonya’nın zenginliği ve coğrafi durumu bilim ve kültür hayatının gelişmesinde etkili oldu.

  • Milet’te yaşamış olan Tales dünyanın ana maddesinin su olduğunu ileri sürmüş ve kendi adıyla anılan teoriyle bilimde çığır açmıştır. Tales, Güneş tutulmasını önceden hesaplayabilecek kadar matematik ve astronomide ileri gitmiştir.
  • Pisagor ilk kez dünyanın yuvarlak olduğunu ileri sürmüş matematik ve geometriye bilimsellik kazandırmıştır.
  • Aneksimenes herşeyin havadan meydana geldiğini söylemiştir.
  • Heredot tarih, Hipokrat tıp alanlarında gelişimin öncüsü oldu.

5. Urartular

Hurriler tarafından başkentleri Tuşpa ( Van) olmak üzere kuruldu. Kurucusu I. Sardur’dur. Medler tarafından yıkıldılar. Urartuların baş tanrısı Haldi idi. Tanrılar için kurbanlar kesilir, çeşitli bayramlar ve dinî törenler düzenlenirdi. Ölümden sonra hayata inandıklarından, oda ve ev biçiminde yaptıkları mezarların içine çeşitli eşyalar koymuşlardır. Urartular madencilikte ileri bir seviyede idiler. Dokumacılık da gelişmişti. Asurlulardan aldıkları çivi yazısını kullandılar. Toprakkale, Çavuştepe, Patnos ve Kayalıdere Urartulardan günümüze kalmış bazı kalelerdir.

C. M.Ö. VI. YÜZYILDAN MS XI. YÜZYILA KADAR TÜRKİYE

1. Persler Dönemi

Med devleti İran’ın batısında Keyaksar tarafından başkent Ekbatan olmak üzere kuruldu. Medlere karşı ayaklanan Persler bu devlete son verdi. Pers Devletinin kurucusu II. Kiros’tur. Darius zamanında Pers orduları, boğazları geçerek Trakya ve Makedonya’yı ele geçirdi. Bundan sonra Yunanlılar’la Persler arasında uzun süre devam edecek olan bir savaş dönemi başladı. Makedonya kralı İskender Asya seferinde Pers devletine son verdi (MÖ 331)

2. İskender İmparatorluğu Dönemi

Makedonyalı Büyük İskender ’in fetihleriyle, Roma İmparatorluğu’nun Ortadoğuya hâkim oluşu arasındaki tarihî döneme Helenistik Devir denir. Makedonya kralı II. Filip Yunanistan’ı işgal edip Yunan Şehir Devletleri arasındaki anlaşmazlıkları ortadan kaldırarak Helen Birliğini kurdu. Yerine geçen oğlu İskender babasının Asya Seferi projesini gerçekleştirmek için Anadolu’ya geçti. Suriye ve Mısır’ı işgal etti. İran’daki Pers Devleti’ni yıkarak Hindistan’a kadar ilerledi. Arabistan’ın fethine hazırlanırken MÖ 323 yılında Babil’de öldü. Ölümü üzerine imparatorluk parçalandı. Kurulan devletler:

  • Mısır’da Ptolemeler Krallığı (MÖ 321-30),
  • Trakya ve Batı Anadolu’dan Hindistan’a kadar uzanan topraklarda Selevkoslar Krallığı (MÖ 321-64),
  • Makedonya’da Antiganitler Krallığı’dır (MÖ 279-168).

Selevkoslar Krallığı zayıflayınca topraklarında yerel devletler kurulmuştur. Bunlar; Bitinya Krallığı, Kapadokya Krallığı, Bergama Krallığı ve Pontus Krallığı’dır.

3. Roma İmparatorluğu Dönemi

M.Ö 753’te Romulus tarafından İtalya’da kurulan Roma İmparatorluğu’nda bir dönem Etrüsk hakimiyeti yaşanmış daha sonra Romalılar cumhuriyet idaresine geçmeyi başarmıştır. Roma İmparatorluğu, Kartacalılarla giriştikleri Pön savaşlarını kazanarak Kuzeybatı Afrika’ya hakim oldu. Ancak ülke içinde zenginleşen Patricilerle, sefalet süren Plepler arasında mücadele başladı. Sezar imparator olmak isterken öldürüldü. Yerine yeğeni Oktavianus imparator oldu. İmparatorluk rejimine geçildi. MS. III yüzyılda iç karışıklıklar yeniden başladı. Hıristiyanlık yaygınlık kazandı. 381 yılında Hıristiyanlık resmi din kabul edildi. 395 yılında imparatorluk Doğu (Başkent İstanbul) ve Batı ( Başkent Roma) olmak üzere ikiye ayrıldı. Batı Roma 476’da, Doğu Roma ( Bizans) 1453’te yıkıldı. Roma İmparatorluğu döneminden günümüze kalan eserler arasında İstanbul’da Bozdoğan (Valens) Su Kemeri, Çemberlitaş, Sultanahmet’teki Dikilitaş, Ankara’da Roma Hamamı yer almaktadır.

4. Bizans İmparatorluğu Dönemi

Başkent İstanbul olmak üzere Roma’dan ayrılan Bizans, Jüstinyen döneminde Akdeniz’i bir Bizans gölü haline getirdi. Fatih Sultan Mehmet tarafından yıkılan Bizans İmparatorluğu’nun İstanbul’da bulunan eserlerinin en önemlileri Ayasofya ile Aya İrini, Hora Sergios (Kariye Camii) ve Baküs kiliseleridir.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Admin'in Notu: Arkadaşlar. çözdüğünüz testlerle ilgili yorum yazarak bize çalışmamızda yol gösterin. Hangi dersten test eklenmesini istediğinizi, hangi testleri çözdüğünüzü kendi adınız veya nickname'inizle yorum yazarak belirtirseniz sevinirim.


Etiketler:
Eklenme Tarihi: 14 Ocak 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın