Büyüme ve Gelişme

Büyüme ve Gelişme, Sağlık Bilgisi 1 2. Ünite Konu Anlatımı

Büyüme

Büyüme ve gelişme, insanın yaşamı süresince sağlığıyla ilişkili en önemli faktörlerdendir. Büyüme ve gelişme birbirleriyle bağlantılı ancak farklı anlamlar taşıyan kavramlardır.

Büyüme, hücre sayısı ve büyüklüğünün artışıyla vücut hacmi ve kitlesinin artışıdır.

Büyüme, vücudun boy, hacim ve kütle yönünden ölçülebilen artışıdır. Gelişme ise hücre ile dokuların yapı ve bileşiminde olan değişimler sonucu organlardaki işlevlerin yerine getirilmesi açısından belli bir olgunluğa erişilmesidir.

Büyüme ve gelişme genel olarak birbirini tamamlar. Yani bir çocuğun yavaş büyümesi sonucu bedensel gelişimi de geri kalabilir. gelişmeyi etkileyen unsurlar büyüme, öğrenme ve olgunlaşmadır.

Öğrenme, herhangi bir konuda bilgi sahibi olmak, yetenek ve becerileri ilerletmektir. Bu yolla bireyde çeşitli davranış değişiklikleri sağlanır.

Gelişme hem nitelik hem de nicelik olarak organizmada meydana gelen değişimleri içerir. Büyüme, vücudun sadece boy, kilo ve hacim olarak artmasıdır. Bireyin fiziksel özelliklerindeki değişmedir. Örneğin bir bebeğin doğduktan bir ay sonraki ağırlık ve boy uzunluğunda bir artış göstermesi büyümeyi ifade eder. Olgunlaşma ise bilgi, görgü, hoşgörü ve bedensel yetenekler yönünden en üst düzeyde gelişmektir. Örneğin, yüzme öğrenmek kişinin yeteneğini geliştirip onu olgunlaştırır.


1. Ünite için tıklayın:  Sağlık, Hastalık, Engellilik Nedir? Sağlık Nasıl Tanımlanır? Sağlığı Etkileyen faktörler Nelerdir?

Büyüme ve Gelişme, Sağlık Bilgisi 1 2. Ünite Konu Anlatımı için tıklayın!

Sağlık Bilgisi 1 Ünite 3, Sağlığın Geliştirilmesi ve Korunması, konu özeti, ders notları için tıklayın!

Sağlık Bilgisi 1 Ünite 4, Akıl ve Ruh Sağlığı Konu Özeti

Sağlık Bilgisi 1 Ünite 5: Sağlığa Zararlı Alışkanlıklar Konu Özeti





Büyüme ile gelişme kavramları arasındaki temel fark, büyümede sadece niceliksel değişim gözlenirken gelişmede niceliksel ve niteliksel değişikler beraber olur. Büyümede fiziksel değişim (boy, ağırlığın artması, baş çevresinin büyümesi, vücut kütlesinin değişmesi) vardır.

Gelişim

Gelişmede fiziksel özelliklerin yanı sıra bilişsel, duygusal ve sosyal özellikler ortaya çıkar. Gelişim; organizmanın döllenmeden başlayarak bedensel, zihinsel, dil, duygusal, sosyal yönden belli koşulları olan en son aşamaya ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme kaydeden değişimdir.

Bilişsel gelişim

Bilişsel gelişim; bilgiyi, belleği, akıl yürütmeyi, sorun çözmeyi, kavramları düşünmeyi kapsar. Bir başka ifadeyle öğrenmeyi ve anlamayı içeren zihinsel etkinliklerin gelişimini içerir.

Duygusal gelişim

Duygusal gelişim; olgunlaşma ve öğrenme sonucu oluşur. kişi, çevresiyle etkilenişimi sırasında az veya çok, bir duygunun içinde olur.

Bu duygular üç şekilde oluşur:

  • Saldırgan davranışlara yönelten duygular (öfke, kıskançlık, nefret, düşmanlık )
  • Yasaklayıcı ve savunucu davranışlara yönelten duygular (korku, üzüntü, sıkıntı, hüzün, keder, bıkkınlık, şiddetten korkma )
  • Sevindirici davranışlara yönelten duygular (sevgi, şefkat, mutluluk, haz, zevk, merak duyma )

Birçok duygu okul öncesi çağda gelişir. Okula başladıktan sonra ergenliğe kadar duygu biçimlerinin giderek arttığı ve farklılaştığı görülür. gelişim süreci içinde duygusal tepkilerin nedenleri de farklılık gösterir. Örneğin ilk çocukluk döneminde öfke güncel olaylarla ilgili çatışmalardan doğarken ergenlik döneminde öfkenin nedenlerinin başında toplumsal etkenler gelir.

Sosyal gelişim

Sosyal gelişim; kişinin kendini ifade etmesi, duygularını denetleyebilmesi, kendisiyle ve çevresiyle barışık ve uyum içinde olabilmesidir. kişinin çevresindeki diğer kişilerle sosyal ilişkiler kurması sonucu, içinde bulunduğu toplumun kültürü- ne, ilke ve değerlerine yönelik davranışlar kazanma sürecidir. Diğer bir ifadeyle kişinin sosyalleşmesidir.

Büyüme ve Gelişme Dönemleri

Bebeklik Dönemi

Çocuğun eğitimi açısından 0 – 2 yaş döneminin önemi büyüktür. Gelişimin
tüm yüzlerine ilişkin temeller bu dönemde atılır.

Refleksler: Bebekler geniş refleksler topluluğuyla dünyaya gelirler.

Emmeye başlama refleksi, arama refleksi, yutma refleksi, moro refleksi, babinksi refleksi, yakalama refleksi, adım atma refleksi bunlardan bazılarıdır. Bu reflekslerden çoğu doğumdan sonraki 3-5 ay içinde giderek azalır.

Çocukluk Dönemi

Üç yaşından itibaren oyun çağına giren çocuk, motor becerilerinin gelişmesiyle
çevre üzerinde egemenlik kurmakta ve bunu giderek genişletmektedir. Sayı sayma, şarkı şiir öğrenme ve çevresindeki dünya hakkında sorular sorma gibi alanlarda dil ve zihinsel yetenekleri ilerlemektedir.

Okul Çağı Dönemi

6- 12 yaş arasındaki dönem, çocukların kendi fiziksel özellikleriyle en az ilgilendikleri, aileden uzaklaşmaya başlayıp kendi sosyal ortamlarını ilk kez kurmaya çalıştıkları, çevrelerinde olup bitene daha fazla ilgi gösterdikleri, arkadaşlık ilişkileri kurarak gerçek anlamda sosyalleşmeye başladıkları dönemdir.

Ergenlik Dönemi ve Özellikleri

Erken ergenlik:

Erken ergenlik, 12-15 yaşlar arası dönemi kapsar. Erken ergenlikte bireyin biyolojik değişikliklerden dolayı kendi vücuduna ve cinselliğe olan ilgisi artar. Dışa dönük, dengeli ve uyumlu bir birey olan çocuk, bu dönemde bedenindeki değişimler sonucu tedirgin, endişeli, bunalımlı, çekingen, çalışmaya isteksiz bir tavır sergiler. Yalnızlıktan hoşlanır, otoriteye karşı çıkar.

Ergenlik her çocukta ayrı yaşlarda başlar. Ergenliğin fizyolojik değişiklikleri
kızlarda ilk aybaşı kanamasıyla, erkeklerde ise erlik gözelerinin (sperm) yapımıyla doruğa ulaşır.

Gençlik:

Gençlik, çocukluk ve erişkinlik arasında yer alan, gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemidir. Ön ergenlik kızlarda10-12,erkeklerde 11-13;ergenlik kızlarda 13-15,erkeklerde 14-15 yaşları arasında başlar.

Ergenlikle başlayan hızlı büyüme gençlik çağının sonunda bedensel, cinsel ve ruhsal olgunlukla biter. Bu evreye bir “başkalaşım” ya da “farklılaşma” evresi gözü ile de bakılabilir.

Nasıl kozadan çıkan tırtıl ne kozadaki biçimine ne de kelebeğe benziyorsa aynı biçimde ergen de ne erişkin ne de çocuk olan kimliğini belirleme savaşı içinde olan bireydir. Başka bir deyişle erişkin adayı olan ergen ne çocuktur ne de erişkin.

Ergenlik Döneminde Görülen Sorunlar

Fırtına ve gerginlik dönemi olarak da açıklanabilen ergenlik hangi toplumda
olursa olsun, her bireyin yaşadığı bir evredir.

Evde ana-babasıyla çatışması olan bir gencin arkadaşlarına kendini tümden
kaptırması olasılığı daha yüksektir. Kendini bulma çabasında olan güvensiz ve yetersiz bir genç, daha atılgan ve becerikli yaşıtlarının egemenliği altına girer. Ana-babasından yeter destek bulamayan genç, olumsuz arkadaşlıklara yönelir. Ancak anababasının denetlemesi ve uyarısı gereklidir. En sağlıklı gençler bile ara sıra yoldan çıkma eğilimi gösterirler.

Ergenlik Döneminde Olumlu Tutum Geliştirme

Kuşkusuz, gençlik çağında ortaya çıkan değişikliklerin tümü olumsuz değildir.
Ruhsal alanda yaşanan çalkantı yanında, gençte pek çok olumlu gelişme gözlenir.

Gencin düşünme yeteneğinde önemli sıçramalar olur.

Gençlerin sosyal ilişkilerinde tutarlı, saygılı ve katılımcı olması bu dönemin
edinilen olumlu özelliklerindendir.

Yetişkinlik Dönemi

21-65 yaşlar arasındaki dönemdir. Bu dönemde kişiler eğitimini tamamlar bir
meslek ve iş sahibi olur. Aile kurar, çocuklarını yetiştirir. Meslek yaşamında üretkendir, toplumsal sorumluluklarını yerine getirir.

Aslında yetişkinlik ve yaşlılık arasında kesin bir sınır yoktur. Daniel Levinson
ileri yetişkinlik (yaşlılık) yıllarını 65 ve ilerisi olarak tanımlamış; diğer gelişim psikologları ise 65-85 arasını genç yaşlı, 85 ve ilerisini yaşlı olarak isimlendirmiştir.

Yaşlılık Dönemi

Yaşlılık Döneminde 3 sistemde belirgin değişiklikler ortaya çıkar: İskelet-kas, solunum ve dolaşım sistemi

  1. İskelet-kas Sistemi: kas liflerinin yapısı değişir, küçülür sayıları azalır. kaslardaki sinir iletimi zayıflar. kalsiyum azalmasına bağlı kramplar görülür. kemiklerde mineraller azalır. Hareket serbestliği ve hareketin hızı azalır. kemik ve eklem yerlerine kireçlenme ve dejenerasyonlar ortaya çıkar.
  2. Solunum Sistemi: solunum yolları esnekliğini Bronşlarda bozulma ortaya çıkar, göğüs kafesi daralır ve havadan alınan oksijenin geçişi yavaşlar.
  3. Dolaşım Sistemi: kalp esnekliğini kaybeder. kalp kapakçıklarında bozulma ve kireçlenme ortaya çıkar. kalp kasları zayıflar, kalp atışı yavaşlar ve kan basıncı yükselir.

Yaşlılarda yüksek tansiyon çok belirgindir. Yine eklem iltihabı, işitme kaybı ve kalp hastalıkları da görülebiliyor. kadınlarda yüksek tansiyon, romatizma ve görme bozuklukları daha fazlayken, erkeklerde işitme kaybı daha fazladır.

Büyüme ve gelişmede rol oynayan faktörler

Sağlıklı bir yaşam için doğumdan itibaren çeşitli faktörler büyüme ve gelişmeyi
etkiler. Genetik, hormonal, beslenme ve fiziksel çevre büyüme ve gelişmede rol oynayan başlıca faktörlerdir.

  • Genetik
  • Hormonal
  • Beslenme

Çocukların sağlıklı beslenebilmesi için dört besin grubunda bulunan besinlerden yeterli miktarlarda ve dengeli şekilde tüketmeleri gerekmektedir. Süt grubunda yer alan süt ve yoğurt, et grubunda yer alan et, tavuk, yumurta, kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ve tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç gibi besinlerin her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Okul Çağındaki Çocuklar İçin Beslenme Önerileri:



Çocukların beslenebilmesi için dört besin grubunda bulunan besinlerden yeterli miktarlarda ve dengeli şekilde tüketmeleri gerekmektedir. Süt grubunda yer alan süt ve yoğurt, et grubunda yer alan et, tavuk, yumurta, kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ve tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç gibi besinlerin her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Çocukların özellikle kemik ve diş gelişimi için imkanlar dahilinde günde 2-3 su bardağı süt veya yoğurt, 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir tüketmelerine özen gösterilmelidir. Ayrıca, hastalıklara karşı daha dirençli olmaları ve sağlıklı büyüme ve gelişmeleri için her gün en az 5 porsiyon taze sebze veya meyve tüketmeleri önerilmektedir.

Öğrenciler için en önemli öğün kahvaltıdır. Bütün gece süren açlıktan sonra vücudumuz ve beynimiz güne başlamak için enerjiye gereksinim duymaktadır. Kahvaltı yapılmadığı takdirde dikkat dağınıklığı, yorgunluk, baş ağrısı ve zihinsel performansta azalma olmaktadır. Bu nedenle güne yeterli ve dengeli yapılan bir kahvaltı ile başlamak öğrencilerin okul başarısının artmasında son derece önemlidir. çocukların her sabah düzenli olarak kahvaltı yapma alışkanlığı kazanmalarına özen gösterilmelidir. peynir, taze meyve veya meyve suları, birkaç dilim ekmek, 1 bardak süt çocuklar için kahvaltıda yeterlidir. Özellikle kaliteli protein, zengin vitamin ve mineral içeriğinden dolayı haşlanmış yumurtanın sık tüketilmesi önerilmektedir.

Gün boyu fiziksel ve zihinsel performansın en üst düzeyde tutulabilmesi, düzenli olarak ara ve ana öğünlerin tüketilmesi ile mümkündür.

Bu nedenle, öğün atlanmamalıdır. Tüketilecek besinlerin, 3 ana, 2 ara öğünde alınması en uygun olanıdır.

Açıkta satılan besinler, yeterince güvenilir ve temiz değildir. Ayrıca, uygun koşullarda muhafaza edilmedikleri için çabuk bozulma riski taşırlar. Bu nedenle, özellikle okul çevresinde açıkta satılan besinlerin kesinlikle satın alınmaması gerekmektedir.

çocukların okul kantinleri, büfe gibi yerlerden satın aldıkları besinlerin seçiminde de dikkatli olmaları gerekmektedir. Süt, ayran gibi ambalajlı besinleri satın alırken etiket bilgisinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından üretim izninin bulunmasına ve son kullanım tarihinin geçmemiş olmasına, ambalajsız satılan tost, simit, poğaça gibi yiyeceklerin de temiz ve güvenilir şekilde hazırlanmış olmasına dikkat edilmelidir.

Beslenme çantası ve su mataralarının her gün temizlenmesine özen gösteril- melidir.

çocuklar, tuvalet ve genel kullanıma açık çeşmelerden su içmemeleri konusunda uyarılmalı, güvenilir içme suyu tüketmeleri sağlanmalıdır.

Öğle yemeği okulda yeniliyorsa Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı menü modelleri örnek alınmalıdır.

Okulda veya evde dinlenirken ve ders çalışırken açlık hissedildiğinde tüketilen besinlere dikkat edilmelidir. Örneğin, şeker ve şekerli besinler, cips gibi yağlı ve tuzlu besinler veya gazlı içecekler yerine süt, yoğurt, sütlü tatlılar, ekmek arası peynir, taze sıkılmış meyve suları ile kuru yemişlerin ve kuru meyvelerin tercih edilmesi daha yararlıdır.

çocuklara sigarasız bir ortam sağlamak, onların yanında sigara içmekten kaçınmak ve en azından evlerin kapalı alanlarını dumansız bir ortam haline getirmek çocukların sağlığını korumak açısından son derece önemlidir.

vücudun düzenli çalışması, tüketilen besinlerin vücuda faydasının artırılması, çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerine olumlu katkı sağlamaları açısından fiziksel aktivitenin artırılmasına da önem verilmelidir. Bu nedenle, uzun süreli televizyon seyretme, bilgisayar kullanımından kaçınılmalı, çocukların gerek okul yönetimi ve gerekse ebeveynleri tarafından sevdikleri herhangi bir spor dalı ile ilgilenmeleri teşvik edilmelidir.

Sağlıklı yaşam için çocuklara el yıkama ve diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması çok önemlidir. kirli eller, basit bir soğuk algınlığından ölümcül hastane enfeksiyonlarına kadar pek çok hastalığın nedeni olabilmektedir.

Bu nedenle çocuklara, özellikle yemekten önce ve sonra, tuvalete girdikten, dışarıda oyun oynadıktan sonra ve dışarıdan eve geldiklerinde ellerini ılık akan su altında sabun ile iyice ovuşturarak yıkamaları konusunda alışkanlık kazandırılması gerekmektedir.

Fiziki Çevre

Sağlıklı dünyaya gelen bebeklerin büyüme ve gelişmesi için hava, su, besinler ve yaşanan ortamın sağlık koşulları yeterli olmalıdır. kirli hava ve sigara dumanı çocuklarda akciğer hastalıklarına yol açabilir. Büyüme hormonu uykuda daha fazla salgılandığından uyku ve dinlenmeye yeterli zaman ayrılmalıdır. Spor ve beden eğitimi ise kasların ve kemiklerin güçlenmesini sağlar.

1. Ünite için tıklayın:  Sağlık, Hastalık, Engellilik Nedir? Sağlık Nasıl Tanımlanır? Sağlığı Etkileyen faktörler Nelerdir?

FavoriteLoadingÇözdüklerime Ekle
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Admin'in Notu: Arkadaşlar. çözdüğünüz testlerle ilgili yorum yazarak bize çalışmamızda yol gösterin. Hangi dersten test eklenmesini istediğinizi, hangi testleri çözdüğünüzü kendi adınız veya nickname'inizle yorum yazarak belirtirseniz sevinirim.

Ücretsiz Online TYT Deneme Sınavı:


Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 1 Ocak 2018

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın