Michel de Montaigne kimdir?

yorumsuz
186

Michel de Montaigne kimdir? Michel de Montaigne (d. 28 Şubat 1533 – ö. 13 Eylül 1592), 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı.

Ailesi Montaigne‘nin iyi bir eğitim almasını sağladı. Alman bir eğitmen tarafından yetiştirildi. Eğitim süresince Yunan ve Latin edebiyatını ve dilini öğrendi. Bordeaux Edebiyat Fakültesi’nde felsefe okudu. Bir süre bulunduğu yörede Belediye Başkanlığı görevini üstlendi. Ailesinden kalan geniş bir malikanede günlerini kitaplarıyla ve yazılarıyla geçirdi. Kilisenin insanların aklını sürekli çelmesini eleştiren içerikler yayınladı.


Dikkat karıştırmayın:

Kanunların Ruhu adlı eseri ve “kuvvetler ayrılığı” fikri ile tanınan Montesquieu (Monteskiyu diye söylenir) ile Denemeler’in yazarı Montaigne‘ni (Monteyn veya Monteiyyi diye okunur) karıştırmayın! Charles-Louis de Secondat, baron de La Brède et de Montesquieu kimdir, görüşleri ve eserleri nelerdir?


Avrupalı’ların coğrafi keşiflerde tanıdığı yeni uygarlıkları köleleştirme, yok sayma girişimlerine karşı çıkmıştır. Keşfedilen yeni medeniyetlere ”barbar, yamyam” nitelemelerine hiddetle karşı çıkmıştır.

Şu düşünce tarzı onu çok etkilemişti: ”İnsanlar zırdeli, daha bir tırtılı nasıl yaratacaklarını bilmezken binlerce tanrı yaratmışlar”. Bu çalışmaların sonucu olarak ünlü Denemeler adlı kitabı oluştu. Klasik kuşkuculuğu yeniden gündeme getirmiştir. Bilgiyi keşfetmenin yeni yollarını bulmayı denedi. Montaigne, Denemelerinde başta insan sevgisi olmak üzere iyimserlik, dayanışma, özgürlük ve okuma alışkanlığı üzerine çok özgün yazılar kaleme aldı. Sürekli eleştirel inceleme fikrini yeniden insanlara tanıttı. Bu yazıları herkesin anlayabileceği sade bir anlatımla okura ulaştırdı. Montaigne, Deneme türünün yaratıcısı olarak kabul edilir.

Düşünmekten utanmıyorsan, söylemekten de utanma, konuşulacak yerde susmak kendini hiç etmektir.

İyilikler insana, karşılığını verebileceğini sandığı sürece hoş gelir.

Kanunlar doğru oldukları için değil, kanun oldukları için yürürlükte kalırlar.

Dünyanın en büyük cezaevi cahil insanın kafasının içidir.

Kral da, dilenci de aynı iştahla acıkırlar.

Hayatın değeri uzun yaşanmasında değil , iyi yaşanmasındadır.

İnsanlar, hedeflerinden büyük olmalıdırlar.

Kendini olduğundan az göstermek, alçakgönüllülük değil, budalalıktır; kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pişirikliktir. Kendini olduğundan fazla göstermek de, çoğu kez gururdan değil budalalıktandır.




Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun.

Yaşlanmanın, yüzümüzden çok, aklımızda kırışıklıklar meydana getireceğinden korkarım.

Hayat kendiliğinden ne iyidir ne de kötüdür; ona iyiliği de kötülüğü de katan sizsiniz.

Yazmak mutsuzluğun nedeni değil, sonucudur.

Bir şeyi ezberlemek, bilmek demek değildir.

Söylemek başka, yapmak başka; vaaz ile vaizi ayırmalıyız birbirinden.

İnsanın kendi aklını beğenmesi için kendi aklından daha ötesini görebilmesi gerekir.

İyiliğin bilgisine sahip olmayana bütün diğer bilgiler zarar verir.

Kendini tanı, her insanda bütün insan halleri vardır.

İçinde bulunduğu andan hoşnut olan ruhumuz, geleceğe dair kaygıları reddeder. Anı yaşamanın gerekliliği bundandır.

Her gün birbirini görmenin tadı başka, ayrılıp kavuşmanın tadı bambaşka.

Bir kapının kapalı olduğunu anlamak için o kapıyı itmek gerekir.

İnsanlar başaklara benzer, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.

Aşk, bizden kaçanı yakalamak için duyulan çılgın arzudan başka bir şey değildir.

Eğitimin insanı değiştirmesi yetmez, iyiye doğru değiştirmesi gerekir.

Başkalarının bilgisiyle bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.

İnsanlar yaşatarak yaşar birbirini ve hayat meşalesini birbirine devreder koşucular gibi.

Bir amaca bağlanmayan ruh yolunu kaybeder. Çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.

Vermede nasıl bir üstün olma niteliği varsa, almada da bir boyun eğme niteliği vardır.

Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez.

İnsan her yerde aynı insandır; bir insanın yaratılışında asalet yoksa, kainatın tacını giyse yine de çıplak kalır.

”Her işin bütün şartlarını ve sonuçlarını arayıp hesaplayan adam karar vermekte güçlük çeker; orta bir kafa da işleri görür, büyük küçük bütün teşebbüslere yeter.

Dikkat ederseniz en iyi işçiler nasıl iş gördüklerini aciz kimselerdir. buna karşılık, yaptıklarını çok iyi anlatan kimselerin elinden iyi işçi çektiği hiç görünmez.”

En iyi kanunlar az ve öz, en genel olanlardır. Bana sorarsanız kanunlar bizimkiler kadar çok olacağına hiç olmazsa daha hayırlıdır.”

Bugün hiçbir şey yapmadım, deriz. Bir şey yapmadım ne demek? Yaşadınız ya!

Ben, kitaplarımı yaratmadan önce, kitaplarım beni yarattılar.



Gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgardan hayır gelmez.

Zaman ve olaylar öğrenen insana neler öğretmez ki!

Yüksek mevkilerde sağduyuya az rastlanır.

Madem ki ölümün önüne geçilmez, ne zaman gelirse gelsin

Krallar hiçbir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar hiçbir
kötülük etmezlerse yeterince iyilik etmiş sayılırlar bana. Bütün
istediğim budur onlardan. Ama nasıl şükrediyorum tanrıya, varımı
yoğumu bana aracısız vermiş, beni yalnız kendisine borçlu kılmış
olduğu için! Nasıl yalvarıyorum ona gece gündüz beni hiçbir zaman,
kimseye karşı ağır bir minnet altına sokmasın diye! Ne mutlu bir
özgürlükle bunca zaman yaşadım: Onunla bitsin ömrüm!
Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak.

Bir insanın değerini anlamak istedim mi, kendinden ne kadar memnun olduğunu, söylediklerini, yaptıklarını, kendini ne dereceye kadar beğendiğini sorarım. Şu türlü mazeretleri pek dinlemek istemem: Bu işi laf olsun diye, şakacıktan yaptım.

Öyle gayretli kimseler vardır ki bütün arzuları aslında insanlara kötülük ve eziyet etmektir. Onları coşturan hizmet ettikleri erek değil, çıkarlarıdır. Savaşı haklı olduğu için değil, sadece savaş olduğu için kızıştırırlar.

Acele gecikmedir (Quintus)
Çabukluk kendisini engeller.(Seneka)
Denemeler – Montaigne

Bilge kendi mutluluğunun ustasıdır.
İsteyecek nesi kalır öyle bir insanın?

Ölmek isteyeni kurtarmak, öldürmekle birdir.

Dünyanın birden düzeleceği yoktur: ama insan kendini sıkan şey karşısında o kadar sabırsızdır ki, her ne pahasına olursa olsun ondan kurtulmak ister.

Binlerce örnek de gösteriyor ki dünya böyle çabuk şifa aramaktan hep zarar görür.

Ölüm size ne sağken kötülük eder, ne ölüyken: sağken etmez, çünkü hayattasınız; ölüyken etmez, çünkü hayatta değilsiniz.

Dünya hep dümdüz ileriye bakıyor; ben ise kendi içime çevirmişim gözlerimi. Kimseyle derdim yok, kendimden başka…

Kavuşabildiğimiz zevk ve nimetlerin hepsi mutlaka dertlerle, üzüntülerle karışıktır.”

Ben kitaplarımı değil, kitaplarım beni ortaya çıkarmıştır

Kitabımı az insanlar ve az yıllar için yazıyorum.

Sahibine göre değişir bir şeyin kıymeti,
Zarar görürse kötüdür, yarar görürse iyi.

FavoriteLoadingÇözdüklerime Ekle
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

8-9 Aralık 2018 sınav soruları ile ilgili duygu, düşünce, yorum ve katkılarınızı aşağıya yorum olarak yazıp paylaşabilirsiniz.

Ücretsiz Online TYT Deneme Sınavı:


Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 31 Ocak 2018

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın