Fiil çekim ekleri ve fiil çekimi

yorumsuz
2.113

Fiil çekim ekleri ve fiil çekimi konusu fiilerin zamana ve şahıslara göre hallerini içerir. Önze zaman bildiren ek, sonra şahıs (kişi) bildiren ek gelir. Yine olumluluk-olumsuzluk durumları da eklerle gösterilir.

İSİM ÇEKİM EKLERİ için tıklayın!

YAPIM EKLERİ VE YAPI BİLGİSİ için tıklayın!

FİİL ÇEKİMİ EKLERİ VE FİİL ÇEKİMİ

Türkçede fiiller, her zaman çekimli biçimler hâlinde bulunurlar. Tek başına kullanılmayan fakat anlamı olan fiiller, kullanım alanına kişi ekleri, biçim ve zaman ekleriyle çıkarlar.

1. KİŞİ EKLERİ

Kişi ekleri, fiil çekiminde biçim ve zaman eklerinden sonra gelerek fiillerdeki hareketi, zamana (veya biçime) göre bir kişiye bağlayan eklerdir.
KİŞİLER                           1. GRUP              2. GRUP                3. GRUP
Teklik 1. kişi           
˚m                       –˚m                   –ayım, –eyim
Teklik 2. kişi           
s˚n                       –˚n                   – ø
Teklik 3. kişi            –                     –                  
s˚n
Çokluk 1. kişi         
˚z                         –k                     –alım, –elim
Çokluk 2. kişi         
s˚n˚z                    –n˚z                 –˚n / –˚n˚z
Çokluk 3. kişi         
lar, –ler                –lar, –ler            –s˚nlar, – s˚nler
Birinci gruptaki kişi ekleri zamir kaynaklı olup öğrenilen geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman, istek kipi ve gereklilik kipi çekimlerinde kullanılır. İkinci gruptaki ekler iyelik kaynaklı olup görülen geçmiş zaman ve şart çekiminde kullanılır. Üçüncü gruptaki kişi ekleri ise emir kipinin çekiminde kullanılır.

2. BİÇİM VE ZAMAN EKLERİ (KİP EKLERİ)

Biçim ve zaman ekleri, fiil kökü veya gövdesinin bildirdiği eylemi biçime ve zamana bağlayan eklerdir. Bunlara kip ekleri de denir. Fiilin zaman ve anlam özelliğine göre biçimlenmesi, kullanım alanına çıkması, kişilere bağlanması bu eklerle gerçekleşir. Bütün fiil çekimlerinde biçim ifadesi olduğu hâlde zaman ifadesi sadece eylemin yapıldığı zamanı haber veren bildirme kiplerinde vardır. Demek ki zaman ekleri, eylemin hangi zaman diliminde geçtiğini bildirmekte; biçim ekleri de eylemin yapılış şeklini göstermektedir.
Bildirme Kipleri
Yapılan veya yapılacak eylemin hangi zaman dilimi içinde gerçekleştiğini veya gerçekleşeceğini bir zaman kavramıyla (görülen geçmiş zaman, öğrenilen geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman) bildiren fiil şekilleridir.
Tasarlama Kipleri
Zaman anlamı taşımayan; tasarlamanın şart, istek, gereklilik ve emir biçiminde yapıldığını bildiren kiplerdir.

FİİL ÇEKİMİ

Fiil çekimi, fiil kökleri veya gövdelerine dilde işleklik kazandırma sebebiyle belli bir düzen içinde kip ve kişi eklerinin getirilmesidir. İsimlerden farklı olarak fiiller, dilde her zaman çekimli hâlde bulunur.
Bir fiil, basit ve birleşik kiplerde olumlu, olumsuz, olumlu soru ve olumsuz soru olmak üzere dört şekilde çekimlenebilir:
Oku du m  (Olumlu)
Oku
du m mu?  (Olumlu soru)
Oku
ma m  (Olumsuz)
Oku
ma m mı?  (Olumsuz soru)
Türkiye Türkçesinde fiil çekiminde şimdiki zaman eki –yor dışında biçim, zaman, soru ve kişi ekleri ünlü ve ünsüz uyumlarına uyar.
Fiillerin olumsuz çekimlerinde kullanılan ma, –me eki, fiile olumsuz anlam katan, fiilden fiil yapma ekidir. Fiil çekimlerinin soru şekli mı, mi, mu, mü ekiyle yapılır ve ayrı yazılır: geldi mi?, gidiyor muyuz? gibi.
Fiil çekiminde kullanılan değil edatı da ikinci bir olumsuzluk unsuru olarak değerlendirilebilir:
Okuyacağım değil.
Yorulduk değil.
Unutacak değilim. = Unutmayacağım.
Fillerin basit zamanlı ve birleşik zamanlı olmak üzere iki türlü çekimi vardır:

I. FİİLLERİN BASİT ÇEKİMİ

Basit çekim, fiil kökü veya gövdesinin biçim veya zaman eki alarak kişi ekine bağlanmasıyla yapılan çekimdir:

Fiil kökü veya gövdesi + biçim veya zaman eki + kişi eki
        Çalış                                  tı                                   k


Fiillerin basit çekimleri, bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olmak üzere iki grupta yapılır:

A) BİLDİRME KİPLERİ

Bildirme kipleri, eylemin zamanını bildiren zaman eklerine kişi eklerinin getirilmesiyle yapılır. Fiillerin zaman bildiren bütün çekimleri, biçim bakımından bildirme kipleri başlığı altında toplanır.
GÖRÜLEN (-Lİ) GEÇMİŞ ZAMAN
Fiil kökleri veya gövdelerine, eylemin geçmiş zamanda kesin olarak yapıldığını bildiren –dı –di, –du, –dü; –tı, –ti, tu, – kip ekinin getirilmesiyle yapılır. Bu kip, eylemin anlatanın kesin bilgisi dâhilinde, önceden yapıldığını ve bittiğini bildirir:
Sınava iyi hazırlanmadı. (Ben biliyorum, gördüm.)
Bilgi şöleni, saat 15.00
te bitti. (Ben oradaydım.)
Türkler İstanbul
u 29 Mayıs 1453te fethetti. (Ben orada değildim, görmedim ama bu olay belgeyle sabittir.)
18 Ocak 1964
te doğdum. (Ben olaya şahit değilim ama hastane raporları, nüfus kayıtları gibi belgeler bunu doğruluyor. Bu yüzden “1960ta Adanada doğmuşum.” gibi ifadeler yanlıştır. Doğum, rivayet değil gerçektir.)
Görülen geçmiş zamanın kişilere göre, olumlu çekimi şöyledir:
(ben) oku du m           (biz) oku du k
(sen) oku du n            (siz) oku du nuz
(o) oku du                   (onlar) oku du lar

ÖĞRENİLEN (-MİŞLİ) GEÇMİŞ ZAMAN

Fiil kökleri veya gövdelerine, eylemin anlatılan, öğrenilen, belirsiz geçmiş zamanda yapıldığını bildiren –mış –miş, –muş, –müş kip ekinin getirilmesiyle yapılır. Bu zamanda olay, konuşanın gözü önünde, bilgisi dâhilinde olmamıştır. Konuşan başkasından duyduğunu, öğrendiğini anlatmaktadır. Görülen geçmiş zamanda eylemin tamamlanmasıyla ilgili olarak söyleyen tarafından bildirilen bir kesinlik varken öğrenilen geçmiş zamanda bu kesinlik olmadığı gibi kullanım biçimine ve vurguya göre farklı anlamlar da ortaya çıkabilir:
Dilek, dün Ankaraya gitmiş.(Haberim yok, başkasından öğrendim.)
Yorgunluktan bir ara sızmışım. (Farkında değilim.)
Bak bak! Kirazlar çiçek açmış. (şaşma, şaşırma)
Osman
a sorarsan, en çok o çalışmış! (şüphe veya alay)
Masallar, genellikle bu kiple anlatılır: …Altı ay, bir güz gitmiş.
Öğrenilen geçmiş zamanın kişilere göre, olumlu çekimi şöyledir:
(ben)  uyu muş um        (biz)    uyu muş uz
(sen)  
uyu muş sun       (siz)    uyu muş sunuz
(o)  
uyu muş                  (onlar) uyu muş lar

ŞİMDİKİ ZAMAN

Eylemin belirttiği iş veya oluşun, sözün söylendiği anda, şimdi gerçekleştiğini bildiren –yor; –makta, –mekte; –mada, –mede ekleriyle yapılır.
yor eki ünlü uyumlarına uymaz ve ünlüyle biten fiillerin son ünlüsü, bu ekteki y sesinin etkisiyle daralır:
bekle-yor > bekliyor, sor-ma-yor > sormuyor.
Cümlede zaman anlamı taşıyan kelimelerin bulunması veya sözün vurgulu, ezgili söylenmesi hâlindeyor ekiyle çekimlenen şimdiki zamanlı fiil, şimdiki zaman dışında başka kipleri de ifade edebilir:
Gelecek yıl İngiltereye gidiyorum. (Gelecek zaman bildiriyor.)
On altı yıldır öğretmenlik yapıyorum.(Geniş zaman bildiriyor.)
Bizim takım, her yıl şampiyon oluyor. (Geniş zaman bildiriyor.)
Atatürk, 19 Mayıs 1919
da Samsuna çıkıyor. (Görülen geçmiş zaman yerine)
Bu anahtarla kapıyı açıyorsun, masanın üzerinden kitabımı getiriyorsun. (Emir kipi. Kapıyı aç, kitabımı getir.)
makta, –mekte
ekiyle yapılan şimdiki zamanın kullanım alanı yukarıdakine göre biraz daha dardır. Konuşma dilinde daha seyrek kullanılırken yazı dilinde, özellikle yazılı basın dilinde, sıkça kullanılmaktadır. Bu ek, şimdiki zamanın anlam ayrıntısını da gösterir. Eylemin kesin olarak başladığını ve şu anda devam ettiğini bildirir. makta, –mekte ekiyle yapılan şimdiki zaman için, bu özelliği sebebiyle uzun süren şimdiki zaman terimi de kullanılır. Mesela, “Yarım saat sonra geliyorum.” cümlesinde yarım saat sonra ifadesinden dolayı eylemin henüz başlamadığı, işin gelecekte yapılacağı anlaşılır. Bu cümlede eylem henüz başlamadığı için gel- fiili, eylemin kesin olarak başladığını bildiren gelmekteyim biçiminde çekimlenmez.
mada, –mede ile yapılan şimdiki zaman çekimi (şimdilik) sınırlıdır.
Şimdiki zamanın kişilere göre olumlu çekimi şöyledir:
(ben) bil i yor um           sor makta y ım           gez mede y im
(sen)
bil i yor sun          sor makta sın             gez mede sin
(o) bil i yor                     sor makta (dır)           gez mede (dir)
(biz)
bil i yor uz              sor makta y ız           gez mede y iz
(siz)
bil i yor sunuz        sor makta sınız        gez mede siniz
(onlar) bil i yor lar          sor makta lar            gez mede ler (dirler)

GELECEK ZAMAN

Eylemde bildirilen işin gelecekte yapılacağını bildiren acak, –ecek ekiyle yapılır. Teklik ve çokluk birinci kişilerde, ekteki k ünsüzü iki ünlü arasında yumuşayarak ğ olur:
çalış-acakı-m>çalış-acağı-m, çalış-acakı-z > çalış-acağı-z; bil-eceki-m > bil-eceği-m, bil-eceki-z > bil-eceği-z.
Ünlüyle biten fiil kökleri ve gövdelerinden sonra gelecek zaman eki gelirse araya –y- koruyucu ünsüzü girer:
yorulma-yacak-sın, dinle-yecek-siniz
Gelecek zamanın kişilere göre olumlu çekimi bugün şöyledir:
(ben)  öğren eceğ im              (biz)      öğren eceğ iz
(sen)  
öğren ecek sin             (siz)      öğren ecek siniz
(o)  
öğren ecek                       (onlar)  öğren ecek ler
Gelecek zamanda çekimlenen fiil, kullanıldığı cümleye gereklilik veya emir anlamı da katabilir:
Biraz önce sizi bir öğrenci aradı.
Doğan olacak. (= Olsa gerek, olmalı. Gereklilik )
Sadece derste anlatılanlarla yetinmeyeceksin. (= Yetinme. Emir )
Elini çekecek misin çekmeyecek misin? (= Elini çek. Emir)

GENİŞ ZAMAN

Eylemin yapıldığı veya yapılacağı zamanı kesin olarak belirtmeyen, bütün zamanları kapsayan bir süreklilik, genişlik bildiren –r (-ºr); –ar, –er ekiyle çekimlenen zamandır.
Geniş zaman çekiminde ünlüyle biten fiil kökleri veya gövdelerinden sonra ve birden fazla heceli tabanlara –r (-ºr) eki getirilir. Tek heceli fiil kökleri ve gövdelerine (al-, bil-, gül-, öl-… gibi sınırlı sayıda fiiller dışında)ar, –er eki getirilir.
Olumsuz çekim geniş zamanda biraz farklıdır. Geniş zamanın kişilere göre olumlu ve olumsuz çekimi bugün şöyledir:
(ben) anla r ım               unut ma m
(sen)   anla r sın            unut maz sın
(o)   anla r                      unut maz
(biz)
  anla r ız               unut ma y ız
(siz)
  anla r sınız          unut maz sınız
(onlar)
anla r lar            unut maz lar
Geniş zaman, eylemin gelecek zamandan sonra yapılacağını bildiren bir zaman değildir. Geniş zaman, geçmiş zamanla şimdiki zamanı içine alan bir zamanı ve gelecek zamanı, yani her zamanı bildirir. Bu yüzden, eylemin ne zaman yapıldığı veya yapılacağı kesin olarak belli değildir. Bu özelliği sebebiyle geniş zaman, her zaman geçerli olan durumların, (geçmişte böyleydi, şimdi böyle, gelecekte de böyle olacak) bilimsel gerçeklerin ifadesinde daha çok kullanılır:
Okullar, güzün açılır, yazın kapanır.
Kuşlar uçar.
Canlılar doğar, büyür ve ölür.
Dünya, güneşin etrafında döner.
Normal şartlarda su yüz derecede kaynar.
Kantinde belki bir tanıdığa rastlarım. (tahmin, umma)
Dağ, dağa kavuşmaz; insan, insana kavuşur. (ihtimal)
Bu havada domatesler üç günde çürür. (kesinlik)
Bir kitaptan kaç lira kazanılır ki? (çok az kazanılır, anlamında)
Defterinize bakabilir miyim? (rica)
Lütfen, kapıyı kapatır mısınız? (emir)
Sana bir dosya verecekler, alır gelirsin. (emir)
Bir bardak çay olsun içmez misiniz? (teklifte ısrar)
Rica ederim. Özür dilerim. Affedersiniz. (her zaman geçerliği olan durumlarda)

B) TASARLAMA KİPLERİ

Eylemin herhangi bir zamanda değil; dilek-şart, gereklilik, istek veya emir biçiminde bir tasarlamayla gerçekleştiğini bildirir. Tasarlama kipleri fiil kökü veya gövdesine dilek-şart, gereklilik, istek ve emir anlamı katan biçim eklerinin getirilmesiyle kurulur.

DİLEK-ŞART KİPİ

Eylemin dilek veya şart biçiminde tasarlandığını göstermek üzere fiil kökleri veya gövdelerine sa, –sebiçim eki getirilerek yapılır. Bütün fiil çekimleri bağımsız cümle yapabildiği hâlde bu kip dilek-şart işleviyle yargı taşımayan bağlı cümle yapar. Esasında dilek anlamı taşıyan biçimlerinde de eksiltili bir kullanımla birlikte şart işlevi vardır:
İnsanlar el ele tutuşsa, hayat bayram olsa. (Ne kadar güzel olur.) (Dilek)
Param olsa araba alırım. (Araba alma, para şartına bağlıdır.) (Şart)
Dilek-şart kipinin kişilere göre olumlu çekimi bugün şöyledir:
(ben)  öğren se m            (biz)      öğren se k
(sen)
öğren se n              (siz)      öğren se niz
(o)  
öğren se                    (onlar)  öğren se ler

GEREKLİLİK KİPİ

Eylemin yapılması gerektiğini gösteren malı, –meli ekinin fiil kökleri veya gövdelerine getirilmesiyle kurulan tasarlama biçimidir.
Kişilere göre olumlu çekimi şöyledir:
(ben) çalış malı y ım         (biz)    çalış malı y ız
(sen)  
çalış malı sın          (siz)    çalış malı sınız
(o)  
çalış malı                   (onlar)  çalış malı lar
Ayrıca, çalışmam gerek, çalışman gerek, çalışması gerek, çalışmamız gerek, çalışmanız gerek, çalışmaları gerek; öğrenmem lazım, öğrenmen lazım, öğrenmesi lazım, öğrenmemiz lazım, öğrenmeniz lazım, öğrenmeleri lazım; bilsem gerek, bilsen gerek, bilse gerek, bilsek gerek, bilseniz gerek, bilseler gerek; bulmak gerek gibi kullanımlar da gereklilik anlamını verir.
Yarım saat içinde dönmelisin. (= Dön. Emir, zorunluluk.)

İSTEK KİPİ

Tasarlanan eylemin istendiğini gösteren a, –e, ekinin fiil kökleri veya gövdelerine getirilmesiyle yapılır. Ünlüyle biten fiillerde araya y- koruyucu ünsüzü girer:
sor-a-sın, bil-e-siniz; oku-y-a-lar vb.
Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem,
Sensin dün ü gün endişem, bana seni gerek seni
                                                              (Yunus Emre)
Dağlar dağlar kurban olam yol ver geçem
Sevdiğimi son bir olsun yakından görem
                                                             (Barış Manço)
Örneklerinde olduğu gibi esasen istek kipinin kişilere göre olumlu çekimi geç-e-m, geç-e-sin, geç-e, geç-e-k, geç-e-siniz, geç-e-ler biçimindedir. Günümüzde bazı ağızlarda bu biçim korunmakla birlikte yazı dilinde, birinci kişilerde istek çekimine emir kipi karışmıştır.
Bugün istek kipinin olumlu çekimi şöyledir:
(ben)  geç eyim          (biz)     geç elim
(sen)  
geç e sin          (siz)     geç e siniz
(o)  
geç e                    (onlar) geç e ler

EMİR KİPİ

Diğer kiplerden farklı olarak özel bir kip eki kullanılmadan eylemi, emir biçiminde göstermeye yarayan ve her kişi için ayrı ayrı olan (aynı zamanda kişiyi de ifade eden) üçüncü grup kişi ekleriyle çekimlenen tasarlama kipidir. Emir kipinde, eski dönemlerde (teklik 2. kişi için) söze güç katan gıl, –gil eki de kullanılmıştır.
“Kişi, kendi kendine emretmez. Bu nedenle emir kipinde birinci kişilerin çekimi yoktur.” biçimindeki açıklama yanlıştır. Çünkü Eski Türkçe döneminden beri birinci kişiler için de emir işlevini yerine getiren ekler kullanılmıştır.
Emir kipinin kişilere göre olumlu çekimi bugün şöyledir:
(ben) bil eyim             (biz)    bil elim
(sen)  bil                     (siz)     bil in / bil iniz
(o)  
bil sin                  (onlar)  bil sinler

EK-FİİL ( İ- FİİLİ )

Ek-fiilin eski biçimi er-dir. Zamanla r sesi düşmüş ve e sesi de iye dönüşmüştür. Bütün isim ve fiil biçimlerinden sonra gelerek bunlardan birleşik fiiller oluşturduğu için yardımcı fiil, isimlerden sonra gelerek onları fiilleştirdiği için de isim fiili denen ek-fiilin belli bir anlamı yoktur. Ek-fiilin, biri isimleri fiilleştirmek diğeri birleşik zamanlı fiiller yapmak üzere iki görevi vardır.

Ek-fiil, normal fiillerden farklı olarak kip eklerinden sadece görülen geçmiş zamanın (-di), öğrenilen geçmiş zamanın (-miş) ve şart kipinin (-sa) eklerini alır. Bunlara, birleştiği isimle her kişi için ayrı ekle ortaya çıkan şimdiki (veya geniş) zaman da dâhil edilince, dört çeşit çekim ortaya çıkar:
a) Ek-fiilin İsimle Birlikte Şimdiki (veya Geniş) Zamanda Çekimi
Bildirme ekleri denen ve birleştikleri ismin şimdiki (veya geniş) zamanda fiil hâlinde ortaya çıktığını bildiren kişi ekleriyle yapılır. Bu çekimde ek-fiilin şimdiki (veya geniş) zaman eki düşmüş geriye kalan kişi ekleri bu zaman kavramını da üstlenmiştir. Bildirmenin birinci ve ikinci kişi ekleri, er- fiilinin geniş zamanın ekleşmesinden; üçüncü kişileri ise tur- > dur- fiilinden ortaya çıkmıştır. Ek-fiilin olumsuz biçimleri değil olumsuzluk edatıyla yapılır :
                 Eki                        Olumlu                            Olumsuz
T.1.k.(ben)   ˚m                    öğretmen im                öğretmen değil im
T.2.k.(sen)  s˚n                   öğretmen sin               öğretmen değil sin
T.3.k.(o)      
d˚r; –t˚r             öğretmen dir                öğretmen değil dir
Ç.1.k.(biz)   ˚z                      öğretmen iz                  öğretmen değil iz
Ç.2.k.(siz)   s˚n˚z                 öğretmen siniz            öğretmen değil siniz
Ç.3.k.(onlar) d˚rlAr, –t˚rlAr öğretmen dirler/           öğretmen değil dirler/
                                            
öğretmen lerdir            öğretmen değil lerdir
Benim öğretmenim ve ben öğretmenim ifadelerindeki biçim benzerliğine dikkat edilmelidir. Birincisinde vurguyu üzerine çeken –im ekiyle iyelik grubu kurulmuştur. İkincisinde ise vurgusuz bir ek vardır ve ismi, yüklem yapmıştır. (Benim kelimesindeki      –im, ilgi hâlinin ben zamirine gelince aldığı şekildir.)
b) Ek-fiilin İsimle Birlikte Görülen Geçmiş Zamanda Çekimi
Ek-fiile diğer fiillerden farksız olarak görülen geçmiş zaman eki getirilir. Çekim sırasında i sesi düşer, diğer ekler ünlü ve ünsüz uyumlarına uyar. Ünlüyle biten isimlerde araya –y- koruyucu ünsüzü girer:
çalışkan i- dim > çalışkan-m, Türk i-din > Türk-n, kısa i-di > kısa-y-, evde i-dim > evde-y-dim.
Olumlu:
(ben) okuldaym                 (biz)      okuldayk
(sen) okuldayn                  (siz)      okuldaynız
(o)
okulday                        (onlar) okuldaylar / okuldalar
Olumsuz çekimde ise isimden sonra getirilen değil edatı çekimlenir:
(ben) tembel değildim         (biz)      tembel değildik
(sen)
tembel değildin          (siz)      tembel değildiniz
(o)
tembel değildi               (onlar)    tembel değillerdi
c) Ek-fiilin İsimle Birlikte Öğrenilen Geçmiş Zamanda Çekimi
Olumlu:
(ben) güçlüymüşüm           (biz)    güçlüymüşüz
(sen)
güçlüymüşsün          (siz)    güçlüymüşsünüz
(o)
güçlüymüş                   (onlar)  güçlüymüşler / güçlülermiş
Olumsuz:
(ben) genç değilmişim      (biz)     genç değilmişiz
(sen)
genç değilmişsin     (siz)      genç değilmişsiniz
(o)
genç değilmiş             (onlar)  genç değilmişler/değillermiş
ç) Ek-fiilin İsimle Birlikte Şart Kipinde Çekimi
Olumlu:
(ben) güzelsem                (biz)     güzelsek
(sen)
güzelsen                 (siz)     güzelseniz
(o)  
güzelse                      (onlar)  güzelseler / güzellerse
Olumsuz:
(ben) umutlu değilsem      (biz)     umutlu değilsek
(sen)
umutlu değilsen       (siz)     umutlu değilseniz
(o)
 umutlu değilse           (onlar)  umutlu değilseler / değillerse
Ek-fiil, isimle soru biçiminde çekimlenirken soru eki kişi eklerinden önce gelir:
güzel miyim? çalışkan mıydı? Ayhan değil miydi?
Ek-fiilin isimle birlikte şart kipinde çekiminde soru şekli kullanılmaz.

II. FİİLLERİN BİRLEŞİK ÇEKİMİ

Birleşik çekim, iki çekimli fiilin ek-fiil aracılığıyla birleştirilmesinden ibarettir. Ek-fiil, kip eklerinden sadece görülen geçmiş zaman, öğrenilen geçmiş zaman ve şart kipinin ekini aldığı için fiillerin birleşik çekimi, ek-fiilin çekimiyle sınırlıdır.

Fiillerin birleşik çekimlerini basit çekimlerden ayırmak için görülen geçmiş zaman ekiyle yapılan birleşik çekime hikâye, öğrenilen geçmiş zaman ekiyle yapılana rivayet, şart kipinin ekiyle yapılanaşart adı verilir. Birleşik çekimin adlandırılmasında önce asıl fiilin kipi, sonra ek-fiilin kipi söylenir:geniş zamanın hikâyesi, gelecek zamanın şartı, dilek-şart kipinin rivayeti gibi.
Fiillerin birleşik çekimlerinde günümüzde i- ek-fiili çoğunlukla düşürülür, kip ekleri ünlü ve ünsüz uyumlarına uyar:
öğren   –   ecek                 i             di              m   >    öğren ecek ti m
1. fiil    + 1. kip eki   + 2. fiil  +  2. kip eki  +  kişi eki

Fiillerin birleşik çekimi aşağıdaki düzende yapılır:

                                                                            hikâyesi için  –di

Fiil kökü veya gövdesi   +    basit kip eki    +    rivayeti için    miş   +  kişi eki

                                                                             şartı için         –sa
       yaz                                     mış                           tı                                   k
çalış                                   acak                        mış                               sın

       öğren                                   ir                             se                                niz

HİKÂYE BİRLEŞİK ZAMANI

Asıl fiil kipinin gösterdiği eylemin görülen geçmiş zamanda olduğunu anlatmada, hikâye etmede kullanılır. Basit kipteki fiile, ek-fiilin görülen geçmiş (hikâye) zamanını gösteren –dı –di, –du, –dü; –tı, –ti, –tu, –ekinin getirilmesiyle yapılır. Emir kipi dışındaki bütün kiplerin hikâye biçimi vardır:
uğraşym, sevinmiştin, usanıyordun, üzülecektiniz, saklanırdık, görseydim, çalışmalıynız, bileydin.

RİVAYET BİRLEŞİK ZAMANI

Basit kipteki fiile ek-fiilin öğrenilen geçmiş zaman eki –mış, –miş, –muş, –müşün getirilmesiyle yapılır. Rivayet bçimiyle hikâyedeki gibi bir zaman bildirilmez. Buradaki ek, anlatma, nakletme, sonradan farkına varma işlevini yerine getirir.
Görülen geçmiş zaman ve emir kipi dışında bütün kiplerin rivayeti vardır:
sevinmişmiş, yoruluyormuşsun, yönetecekmişsiniz, öğrenirmişim, kaçsaymışsın, görüşmeliymişsiniz, soraymışım .
Öğrenilen geçmiş zamanın rivayetinde –mış ekinin arka arkaya söylenmesi kulağa hoş gelmediği için çoğu zaman cümlenin düzeninde değişiklik yapılarak bu biçim kullanılmaz. Ancak söze küçümseme veya alay anlamı katılacaksa bu biçim özellikle kullanılır:
Sınava çalışmışmış da ezberlemişmiş de.
Son zamanlarda, söze güya espri katma amacıyla varsayım ifadesinde de bu kip kullanılmaktadır. Fakat bu, güzel bir anlatım değildir:
Matematikten 95 aldım, dermişim.
Toplantıya ben katılmıyormuşum.

ŞART BİRLEŞİK ZAMANI

Şart birleşik zamanı, basit fiil kiplerine ek-fiilin şart biçimi (-sa, –se) getirilerek yapılır. Basit fiil kiplerinin gösterdiği eylemi şart biçiminde ifade eder. Şart kipi, istek kipi ve emir kipinin şart birleşik zamanıyla çekimi yoktur. Gereklilik kipinin şartı ise çok az kullanılır:
beklediysem, bölmüşsen, biliyorsanız, ağlayacaksak, gezerseniz, güzelleşmeliyse.

KATMERLİ BİRLEŞİK ÇEKİM

Hikâye ve rivayet birleşik çekimine giren fiillerin tekrar ek-fiille şart biçiminde çekimlenmesiyle katmerli birleşik kipler oluşturulur. Bunlar hikâyenin şartı ve rivayetin şartı olarak adlandırılır:
yoruldu idiysem, gecikmiş idiysen, güceniyor idiyse, konuşacak idiysek, inanır idiysek, okumalı idiyseniz (hikayenin şartı); duymuş imişsem, dinliyor imişsen, yazacak imişse, istenir imişsek, öğrenmeli imişseniz ( rivayetin şartı). Bu kullanımlar çok seyrektir.

FavoriteLoadingÇözdüklerime Ekle
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

8-9 Aralık 2018 sınav soruları ile ilgili duygu, düşünce, yorum ve katkılarınızı aşağıya yorum olarak yazıp paylaşabilirsiniz.

Ücretsiz Online TYT Deneme Sınavı:


Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 6 Nisan 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın