AÖL Türk Edebiyatı 1 Konu Anlatımı: Güzel Sanatlar ve Edebiyat

yorumsuz
613

AÖL Türk Edebiyatı 1 Konu Anlatımı: Güzel Sanatlar ve Edebiyat

Özeti hazırlayan: Zeynep Çevik

GÜZEL SANATLAR VE EDEBİYAT

İnsanda birtakım güzel duygular uyandıran, insana bir coşku ve heyecan veren eserlere “sanat eseri” denir. Sanat eserleri insanın duygu ve hayal dünyasını geliştirir, zenginleştirir. Sanat eserleri insanın maddi ve manevi pek çok gerek- sinimini karşılar. Bunların bir kısmı göze (plastik), bir kısmı da kulağa (fonetik) hitap eder. Bu sanat dallarından şiir, edebiyat, müzik kulağa; resim, fotoğraf, mimari, heykel de göze hitap etmektedir. Bunlar arasında hem göze hem kulağa hitap eden sanatlar da vardır. Tiyatro, opare, bale, sinema vb. Sanat dalıyla uğraşan kişiye “sanatçı” denir. Sanatçı ortaya koyacağı esere duygu, düşünce ve hayal gücüyle birlikte el becerisini ve emeğini katar. İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılan bir eğitimin yanısıra deneyim ve ustalık gerektiren el emeğine dayanan faaliyetlere de “zanaat” denir. Terzilik, berberlik, demirci- lik vb.

A.           EDEBİYATIN BİLİMLERLE İLİŞKİSİ

Güzel sanatların bir dalı olan edebiyatın diğer bilim dallarıyla ilgisi vardır. Bir sanatçının ortaya koyduğu eser psikoloji, sosyoloji, felsefe ve tarih vb. bilimlerle ilgili loabilir. Sanatçı sosyal bir çevre içerisinde yaşar; eserini ortaya koyarken de bu çevreden etkilenir. Ele aldığı eserde kişisel duygu, düşünce ve izlenimlerini anlattığı gibi toplumun gelenek, görenek, inanç gibi değerlerini de ele alabilir. Bir sanatçının yaşamı da ortaya konan eser kadar önemlidir. Örneğin Reşat Nuri Güntekin’in “Çalıkuşu” adlı romanı incelenirken; yazarın içinde bulunduğu ruhsal durumu belirlerken psikolojiden, sanatçının yetiştiği sosyal çevreyi ince- lerken sosyolojiden, yazarın etkilendiği akımları ve dünya görüşünü belirlerken felsefeden, eserin yazıldığı dönemi incelerken de tarih biliminden yararlanılır.

B.           DİLİN İNSAN HAYATINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ

1.       Dil ve Edebiyat

Dil bir iletişim aracıdır. Duygu, düşünce ve istekler dil ile aktarılır. Her sanat dalının kendini ifade ediş tarzı farklıdır. Ressam renklerle, müzisyen seslerle, mimar toprak ve taş olan maddelerle sanatını yerine getirir. Edebiyatın da ana malzemesi dildir. Dil sayesinde duygular, düşünceler, sevinçler, üzüntüler dile getirilir. Bu bakımdan dil olmadan edebiyat olmaz; dil edebiyatı, edebiyat da dili besler, geliştirir. Dilin diğer önemli bir yanı da ulusal birlik ve beraberliği sağla- masıdır. Bir ulusun maddi ve manevi alanda ortaya koyduğu tüm eserler kültürü oluşturur. Edebiyat da kültürün içerisinde yer alan bir sanat dalıdır. Dil ve külür edebiyata bir derinlik, bir canlılık katmaktadır.

Bir dil, konuşan kişinin kültür düzeyine göre farklılıklar göstermektedir. Günlük yaşamda kullandığımız dile “konuşma dili” denir. Konuşma dilinde duygu ve düşünceler kısa cümlelerle anlatılır, anlatımda devrik cümlelere yer verilir, nokta- lama işaretlerine pek uyulmaz. Onun yerine vurgu ve tonlamaya dikkat edilir. Bir rapor, bir makale, fıkra ya da bilimsel içerikli yazı hazırlarken kullanıland dile de “yazı dili” denir. Yazı dilinde cümlelerin açık, akıcı, sade ve dil bilgisi kurallarına uygun olmasına dikkat edilir.

2.       Metnin Oluşumu

Metinler cümlelerden oluşmuştur. Cümle; bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği ya da bir olayı tam olarak anlatan ve bir yargı bildiren söz grubudur. Yargı bil- diren tek bir söz de olsa cümle sayılır. Bu nedenle bir metnin en küçük anlamlı ögesi cümledir. Metinde cümlelerin arka arkaya anlamsal bir bağlantı kurularak sıralanmasından paragraflar oluşur. Paragrafta bir ana fikir etrafında sıralanmış cümleler bulunur. Metinde paragraflar düşünce birimidir. Paragrafın içinde giriş, gelişme ve sonuç bölümleri bulunur. Paragrafın bir araya gelmesinden de bir metin oluşur. Her metnin bir ana düşüncesi vardır.

Edebiyat alanına giren eserler belirli niteliklerine göre “sanat eserleri” ve “dü- şünce eserleri” olmak üzere ikiye ayrılır. Sanatçıların duygu, düşünce ve ha- yallerini güzel ve etkili bir biçimde anlatması sonucu sanat eserleri oluşur. Şiir, hikâye, roman, tiyatro, söylev bu tür eserlerdir Okuyucuyu aydınlatmak, düşün- dürmek onlara bazı bilgiler vermek amacıyla yazılan eserlere de düşünce eser- leri denir. Makale, fıkra, deneme, eleştiri, söyleşi, anı, günlük türündeki eserler düşünce eserleridir.

C.           ANLATIM YOLLARI (İFADE ŞEKİLLERİ)

1.       Sözlü Anlatım

Duygu, düşünce ve hayallerin sözle dile getirilmesine sözlü anlatım denir. Sözlü anlatımda isteğin doğru, düzgün, yalın ve etkili bir biçimde söylenmesi önemli- dir. Ses tonu, söyleyiş, vurgu, jest ve mimikler sözün etki gücünü artırır. Nutuk, konferans, panel, açık oturum, sempozyum gibi türlere ayrılır.

2.       Yazılı Anlatım

Duygu, düşünce ve hayallerin güzel ve etkili bir biçimde yazıyla ifade edilmesine de yazılı anlatım denir. Yazılı anlatımda yazım kurallarına ve noktalama işaret- lerine dikkat edilir. Nesir (düz yazı) hâlinde yazılan düşünce yazılarında giriş, gelişme ve sonuç bölümleri bulunur. Türk edebiyatında nesir biçiminde yazılan eserlere “mensur”, nesir yazılarına “nâsir”, küçük nesir parçalarına da “men- sure” denir. Klasik edebiyatta nesire “inşa”, nesir yazılarına da “münşi” adı verilir.

3.       Nazım – Nesir

Nazım: Duygu, düşünce ve hayallerin ölçülü, uyaklı dizeler hâlinde anlatılma- sına denir.

Nesir: Duygu, düşünce ve hapallerin cümle ve paragraflarında dil bilgisi kuralla- rına uygun olarak anlatılmasına denir.

Güzel bir cümlede şu nitelikler bulunur

Açıklık: Söylemek istenen düşüncenin herkes tarafından aynı şekilde kolayca anlaşılmasıdır.

Duruluk: Düşünce ve duyguların gerektiği kadar sözcükle anlatılmasıdır.

Yalınlık (Sadelik): Süse ve gösterişe kaçmadan, az sözle duygu ve düşüncele- rin dile getirilmesidir.

Akıcılık: Yazıda dile takılacak pürüzlerin olmamasına denir.

4.       Edebi Metin

İnsanda estetik duygular uyandıran, insanların duygu, düşünce ve hayal dünya- sını zenginleştiren dil ürünü eserlere “edebi metin” denir.

Edebi eserlerin özellikleri şöyle sıralanabilir:

  • İnsanların duygu, düşünce ve hayal dünyasını geliştirir, zenginleştirir.
  • İnsanlar arasında dostluğun kurulmasını sağlar.
  • Kişinin hissettiği ancak tanımlayamadığı duyguları tanımlar.
  • Okuyan kişinin psikolojik yönden rahatlamasını sağlar.
  • Edebi eserler yazıldıkalrı dönemin dil, kültür ve sanat anlayışını yansıtır.

5.       Edebiyat ve Gerçeklik

Yazarların günlük hayatta karşılaştığımız ya da karşılaşabileceğimiz nitelikteki olayları oldukları gibi değil kendi iç dünyalarında kurguladıktan sonra dışa yan- sıttıklarıdır. Ele alınan hikâyenin kahramanları da çevremizdeki kişilere benzer. Yazarlar çok iyi tanıdıkları birkaç kişinin özelliklerini bir kişi üzerinde toplayabilir. Olayları ve kişileri iyice kurguladıktan sonra eserini yazar.

 

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Admin'in Notu: Arkadaşlar. çözdüğünüz testlerle ilgili yorum yazarak bize çalışmamızda yol gösterin. Hangi dersten test eklenmesini istediğinizi, hangi testleri çözdüğünüzü kendi adınız veya nickname'inizle yorum yazarak belirtirseniz sevinirim.


Etiketler:
Eklenme Tarihi: 8 Şubat 2015

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın