3. Selim Dönemi

yorumsuz
370

III. Selim Dönemi

1. Abdülhamit’in ölümü üzerine yerine III. Selim geçti. III. Selim şehzadeliğinde iyi eğitim görmüş, yenilik hareketleri içinde yetişmiş; ülkenin içinde bulunduğu sorunları ve Avrupa’daki gelişmeleri bilen birisiydi. Padişah olduğu zaman 1787’de başlayan Osmanlı-Rus ve Avusturya savaşı devam etmekteydi.

a.    Osmanlı-Rus ve Osmanlı- Avusturya Savaşları (1787-1792)

Rusya, Küçük Kaynarca Antlaş- ması ile Kırım’ı Osmanlı Devleti’nden ayırmış; daha sonra da işgal ederek ken- disine bağlamıştı (1783). Karadeniz ve Balkanlar’da etkin olmak isteyen Rusya, bu amaçla Kırım’ı üs hâline getirmiş ve Avusturya ile ittifak yapmıştı. I. Abdülhamit döneminde 1787’de başlayan sa- vaş III. Selim tahta geçtiğinde de   devam ediyordu. Bu sırada Belgrad’a saldıran Avusturyalılar püskürtüldü. Ancak Ruslar, Osmanlı ordusunun iki cephede savaşmasından yararlanarak Bender, Kili ve Akkerman Kalelerini işgal ettiler. Yeniden saldırıya geçen Avusturya ordusu da Belgrad’ı işgal etti. Rusya ve Avusturya’nın güçlenmesi Prusya’nın çıkarlarına aykırı idi. Bu nedenle Prusya, Osmanlı Devleti ile bir ittifak antlaşması yaparak Avusturya sınırına askerî yığınak yaptı. Osmanlı-Prusya yakınlaşması ve Fransa’da çıkan ihtilalin kendi ülkelerine de sıçraması ihtimali üzerine Avusturyalılar savaştan çekildi. Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında imzalanan Ziştovi Antlaşması ile (1791), Avusturya savaş sı- rasında aldığı yerleri Osmanlı Devleti’ne geri verdi. Bu antlaşmadan sonra bir daha Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında bir savaş yapılmadı. Bir yıl sonra da Rusya ile Yaş Antlaşması imzalandı(1792). Buna göre:

  • Osmanlı Devleti, Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu onaylayacak,
  • Rusya, ele geçirdiği Bender, Kili ve Akkerman’ı Osmanlılara geri verecek,
  • Dinyester Nehri iki devlet arasında sınır kabul

Kırım’ı almak için bu savaşa giren Osmanlı Devleti, Kırım’ı alamadığı gibi, Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul etmek zorunda kaldı. Bu ise, İstanbul ve Boğazların Rus tehdidine açık hâle gelmesine neden oldu. Avusturya’nın Osmanlı Devleti’yle barış yapması, Fransız İhtilali’nin yol açtığı siyasi gelişmeler, Rusya’nın Avusturya ile planlayıp uygulamaya koymak istediği Dakya ve Grek projelerinin gerçekleşmesini önledi. Ancak Kırım’ı ele geçiren Rusların Karadeniz’deki etkinliği daha da arttı. Bu ise Osmanlı Devleti için Rus tehdidini daha ciddi hâle getirdi. Öte yandan bu savaş, Osmanlı Devleti’nin askerî gücünün artık çok zayıflamış olduğunu da ortaya koymuştur. Bu nedenle Osmanlı Devleti ilk kez, Avrupa devletlerinden yardım isteme zorunluluğunu duymuş, bu ise Osmanlı Devleti’ni diplomatik bakımdan dışa açılmaya sevk etmiştir.

a.  III. Selim Dönemi Islahatları

III. Selim daha şehzadeliği sırasında Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip etmişti. Kendisinden önce yapılan ıslahat hareketlerini yeterli bulmayarak Avrupa’ya gönderdiği güvendiği adamlara Batı’daki gelişmeler hakkında raporlar hazırlattı. Diğer yandan da devlet adamlarına, ıslahat hakkındaki fikirlerini bir rapor hâlinde kendisine bildirmelerini istedi. III. Selim, devletin önde gelen ve tanınmış kişilerinin görüşlerini aldı. Bunlara kendi görüşlerini de ekleyerek yapılacak yenilikleri plan- ladı. III. Selim bundan sonra on kişiden oluşan bir ıslahat komisyonu kurdu. Bu komisyon yaptığı çalışmalar sonunda yönetim, askerlik, ticaret, sanayi, bilim ve kültür alanlarında yapılacak yenilikleri kapsayan ayrıntılı bir program hazırladı. III. Selim’in yaptığı ıslahatların tümüne “Nizamıcedit” adı verildi. III. Selim askerî ıslahatlara öncelik verdi. Yeniçerilere haftanın belirli günlerinde eğitim mecburiyeti koydu. Nizamı cedit adıyla yeni bir ordu kurdu. Bu orduyu eğitmek için Fransa ve Prusya’dan askerî uzmanlar getirtti. Bu ordunun mali ihtiyaçlarını karşılamak için iradıcedit adı verilen yeni bir hazine kuruldu. Nizamıcedit ordusu kısa zamanda sayıca arttı. Bu yeni ordu, Napolyon Bonapart’ın Mısır’ı işgali sırasında Akka Kalesi önlerinde Fransız ordusunu yenilgiye uğrattı.

III. Selim donanmaya da önem verdi. Tersaneyi yeniden düzenledi. III. Mustafa’nın açmış olduğu Deniz Mühendishanesi genişletildi. Yeni gemiler yapıldı. Mühendishaneiberrihümayun (Kara Mühendis Okulu) adı ile yeni bir okul açıldı. III. Selim bir taraftan da dış siyasete önem verdi. Paris, Londra, Viyana ve Berlin gibi başlıca Avrupa başkentlerine devamlı elçilikler kurdu. Böylece Avrupa siyaseti ve Avrupa’daki gelişmeler yakından takip edildi. Halkın yerli malı kullanması teşvik edildi. Yerli ticareti korumak için Avrupalıların ülke içinde ticaret yapmaları yasaklandı. Osmanlı ticaret gemilerinin çoğaltılmasına çalışıldı.

a.  Osmanlı-Fransız Savaşı(1798-1801)

Fransa’da ihtilal çıktığında bütün Avrupa devletleri Fransa’ya karşı cephe aldıkları hâlde, Osmanlı Devleti geleneksel dostluğa bağlı kalarak Fransız yönetimini tanımıştı. Fransa, Mısır’ı alarak, en büyük düşmanı İngiltere’yi Akdeniz’den uzaklaş- tırmayı ve İngiliz sömürgelerine giden yolu kontrol altına almayı amaçlıyordu. Osmanlı- Fransız savaşı, Napolyon Bonapart’ın Osmanlı kuvvetlerini yenerek Kahire’yi işgal etmesiyle başladı (1798).

Bölgede önemli çıkarları olan İngiltere ve Akdeniz’de etkinlik kurmak isteyen Rusya, Fransa’nın Mısır’a yerleşmesini engellemek için Osmanlı Devleti’ne yardım teklif ettiler. Osmanlı Devleti bu teklifi kabul ederek bu devletlerle ittifak yaptı. Bunun üzerine Rus donanması tarihte ilk defa Boğazları geçerek Akdeniz’e açıldı. Amiral Nelson komutasındaki İngiliz donanması, Ebukır denilen yerde ani bir baskınla Fransız donanmasını yaktı. Donanmasını kaybeden Napolyon Bonapart, Osmanlı Devleti’ni barışa zorlamak için Suriye’ye yürüdü ve Akka Kalesi’ni kuşattı. Ancak Cezzar Ahmet Paşa komutasındaki Nizamıcedit askerlerine yenildi ve tekrar Mısır’a çekildi. Kötü duruma düşen Fransızlar El-Ariş Antlaşması’yla (1801) Mısır’dan çekildi. 1802 yılında yapılan Paris Antlaşması’yla iki taraf arasında savaşa son verilerek iki tarafın birbirinin toprak bütünlüğüne saygı göstereceği fikri kabul edildi. Buna karşılık Fransa’ya daha önce verilen kapitülasyonlar yenilenecek, Fransız ticaret gemileri Karadeniz’de serbestçe dolaşabilecekti.

Osmanlı Devleti yardıma gelen İngilizlerin Mısır’dan çıkmak istememeleri üzerine, onların da Mısır üzerinde emelleri olduğunu anladı. İngiltere ve Rusya’nın, Osmanlı Devleti’ne karşı olumsuz politika izlemeye başlamaları, Osmanlı Devleti ile Fransa arasında dostluğun yeniden başlamasına neden   oldu.

18. yy Osmanlı Devleti’nde Değişim ve Islahatlar Fransız İhtilali
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Admin'in Notu: Arkadaşlar. çözdüğünüz testlerle ilgili yorum yazarak bize çalışmamızda yol gösterin. Hangi dersten test eklenmesini istediğinizi, hangi testleri çözdüğünüzü kendi adınız veya nickname'inizle yorum yazarak belirtirseniz sevinirim.


Etiketler:
Eklenme Tarihi: 15 Şubat 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın