18. Yüzyılda Avrupa’daki Gelişmeler ve Rusya’nın Genişleme Politikaları Karşısında Osmanlı

yorumsuz
412

18. yy Avrupa’daki Düşünce ve Ekonomi Alanındaki Gelişmeler ve Rusya’nın Genişleme Politikaları Karşısında Osmanlı

AVRUPA’DA DÜŞÜNCE VE EKONOMİ ALANINDAKİ GELİŞMELER

1.    AVRUPA’DA DÜŞÜNCE ALANINDAKİ GELİŞMELER

Avrupa’da Rönesans ve Reform hareketleri ile başlayan pozitif ve özgür dü- şüncenin etkisiyle skolastik düşünce yıkıldı. Bunun yerini deney ve gözleme dayalı bilimsel çalışmalar aldı. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda felsefe ve bilimde önemli gelişme- ler oldu. Bu gelişmenin XVII. yüzyılı akıl çağı, XVIII. yüzyılı ise aydınlanma çağı diye tanımlanır. Aydınlanma, Tanrı, akıl, tabiat insan kavramlarını bir bütün olarak ve akıl yoluyla ele almaktır.

Aydınlanmacı düşünürler ve bilim adamları, insanın tabiatın bir parçası ol- duğunu, aklıyla bu bütünü kavrayabileceği düşüncesini esas aldılar. Aydınlanma düşüncesi hem Amerika Birleşik Devletleri’nin kurulması, hem de Fransız İhtilali’nin meydana gelmesinde etkili olmuş, daha sonraki dönemleri de derinden etkilemiş- tir. Aydınlanma düşünürleri aklın doğru kullanılmasıyla, yararlı bilgiye ulaşılabilece- ğini, insanın mutluluğunun her türlü baskıdan uzak olmasıyla gerçekleşebileceğini savundular. Aydınlanmacı düşünürler çalışmalarıyla bilim ve teknoloji alanındaki büyük gelişmelere ortam hazırladılar, Avrupa’da eşitsizlik üzerine kurulu toplumsal yapıyı ve mutlakiyet anlayışına dayalı siyasi hayatı eleştirerek halkı bilinçlendirdiler, Sanayi İnkılabı’na geçişin alt yapısını hazırladılar.

2.  AVRUPA’DA SANAYİ İNKILABI

Sanayi İnkılabı, insan ve hayvan gücüne dayalı üretim tarzından, makine gü- cünün hâkim olduğu üretim tarzına geçiştir. Bu tarz üretim şekli pozitif bilimlerde- ki ilerleme ve buluşların üretime uygulanmasıyla XVIII. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıktı. Deniz aşırı ülkelerde yapılan ticaret, İngiliz sanayisinde üretimi artırınca insan gücü ve el tezgâhları yetersiz kaldı. Bu durum makine kullanımını zorunlu hâle getirdi. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, buhar gücü ile çalışan makinelerin ortaya çıkmasına ortam hazırladı. İlk makineler dokuma sanayisinde kullanıldı. Bu gelişme üretimin artmasına yol açtı. Küçük imalathanelerde ve evlerde yapılan mahallî(yerel) karakterdeki üretim gittikçe millî ve milletler arası boyutlara ulaştı.

Dokuma sanayi ile başlayan süreç kimya ve madencilik gibi diğer alanlarda etkili oldu. Çok sayıda fabrika, büyük sermayeli şirketler ve bankalar kuruldu. Demir yolu ve deniz ulaşımında büyük ilerlemeler kaydedildi. Süveyş (1869) ve Panama Kanallarının açılması (1914) deniz ulaşımını cazip hâle getirdi. Ulaşım imkânlarının kolaylaşması üretilen malların tüketicilere daha hızlı ve ucuz ulaşmasını sağladığı gibi, uzak ülkelerden ham madde getirmeyi kolaylaştırdı. Bu durum iç ve dış ticareti canlandırdı.

Üretimin artması, elde edilen malların pazarlanması ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu da Avrupa devletleri arasında bir rekabet ortamı oluşturdu. Sanayinin geliştiği şehirlere köylerden göç başladı. İşçi sınıfı ortaya çıktı. İşçi sınıfının kötü hayat şartla- rından şikâyetler çoğaldı. Bu durum sendikacılık faaliyetlerini başlattı. İşçi haklarına yönelik düzenlemeler yapıldı. Kapitalizm, sosyalizm gibi düşünceler ortaya   çıktı.

Sanayi İnkılabı Osmanlı Devleti’ni olumsuz yönde etkiledi. Ucuz Avrupa malları Osmanlı pazarlarını işgal etti. El tezgâhlarına dayalı Osmanlı üretimi, Avrupa mal- larıyla rekabet edemedi. Tezgâhların kapanması işsizliği artırdı. Sonunda Osmanlı Devleti dışarıya ham madde satan ve dışarıdan mamul madde alan bir ülke hâline geldi. Ekonomik yapının zayıflaması ve gittikçe Avrupa devletlerinin kontrolüne girmesi, Osmanlı Devleti’nin siyasi çöküşünü de hızlandırdı.

Avrupa’da Sömürgeciliğin Gelişimi

Bir devletin kendi sınırları dışındaki ülkeleri siyasi ve ekonomik olarak himaye- si altına alması ve bu bölgelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını istedikleri gibi kul- lanmasına sömürgecilik denir. Sanayi İnkılabı üretim için daha fazla ham maddeye ve üretim sonucu elde edilen malların pazarlanmasına olan ihtiyaca neden oldu. Bu durum sanayileşen Avrupa devletlerini sömürgeciliğe yöneltti.

En büyük sömürge imparatorluğunu İngiltere kurdu. Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Sudan, Nijerya ve Rodezya’yı sömürgeleri arasına kattı. İngiltere bu sö- mürgelerine giden yolları da güvenlik altında tutmaya çalıştı. Bunun için Akdeniz’de Malta ve Kıbrıs’ı, Afrika’da Mısır’ı ele geçirdi. Fransa; Cezayir, Tunus, Mali, Nijer, Çad ve Madagaskar’ı sömürgeleştirdi. Rusya XIX. yüzyılda geniş bir sömürge imparator- luğu kurdu. Sibirya ve Türkistan’ı topraklarına katarak Japon Denizi’ne ulaştı. Büyük Okyanus kıyılarını demiryolu ile Moskova’ya bağladı. İtalya ve Almanya siyasi bir- liklerini geç tamamladıkları için sömürgecilik yarışına sonradan katıldılar. Almanya, Afrika’nın henüz sömürgeleştirilmemiş Güneybatı Afrika, Uganda, Kenya, Tanzanya, Namibya ve Kamerun’u ele geçirdi. İtalya, Kızıl Deniz kıyılarında Eritre ve Somali’yi sömürgeleştirdi.

RUSYA’NIN GENİŞLEME POLİTİKASI VE OSMANLI-RUS İLİŞKİLERİ

1. RUSYA’NIN GENİŞLEME POLİTİKASI VE OSMANLI-RUS İLİŞKİLERİ

  • yüzyılda Rus Çarı I. Petro, sıcak denizlere açılma politikasını hayata ge- çirmeye başladı. Rusya bir yandan Karadeniz’e adım atarken diğer yandan Baltık Denizi’ne açılmak için İsveç ve Lehistan ile mücadeleye başladı. Osmanlı Devleti’nin güvenliği açısından Kırım ve Lehistan son derece önemliydi. Rusların Kırım’da etkin olmaları doğrudan İstanbul’un güvenliğini tehdit etmekteydi. Lehistan ise Rusya ile Osmanlı Devleti’nin Balkan toprakları arasında tampon bölgeydi. Nitekim Os- manlı Devleti ile Rusya arasında yapılan Prut Antlaşması’nın bir maddesi Rusya’nın Lehistan’ın iç işlerine karışmamasını

a.   Rus-Avusturya İttifakı ile Osmanlı Devleti Arasındaki Savaş- lar(1736-1739)

Rusya’nın Lehistan’ın iç işlerine karışması, Osmanlılara karşı, İran’a destek ver- mesi, Azak’a saldırması üzerine Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaş açtı(1736). Bir süre sonra Avusturya da Rusya’nın yanında savaşa katıldı. Osmanlı Devleti iki cephede birden savaşmak zorunda kaldı. Buna rağmen Osmanlı orduları önemli başarılar elde etti. Ruslar Kırım’dan, Avusturyalılar Sırbistan’dan çıkarıldı. 1739’da Fransa’nın aracılığıyla Avusturya ile Belgrad Antlaşması imzalandı. Buna göre Avusturya, Pasa- rofça Antlaşması’yla aldığı Belgrad’ı Osmanlılara geri verdi.

Avusturya ile antlaşma yapıldıktan sonra Rusya yalnız kalmıştı. Bu arada İsveç, Osmanlı Devleti’nin yanında savaşa girmeye hazırlanıyordu. Bu durum karşısında Rusya, yine Fransa’nın ara buluculuğuyla barışa razı oldu. Ruslarla da Belgrad’da yeni bir Belgrad Antlaşması yapıldı(1739). Buna göre:

  • Azak Kalesi yıkılmak şartıyla Rusya’ya bırakılacak,
  • Ruslar savaş sırasında aldıkları yerleri geri verecek,
  • Rusya Karadeniz’de savaş ve ticaret gemisi bulundurmayacaktı.

Belgrad Antlaşmaları, Osmanlı Devleti’nin XVIII. yüzyılda imzaladığı son kazançlı antlaşmalar olmuştur. Belgrad’ın geri alınması ile Osmanlı Devleti’nin Avrupa’ya açılan kapısı yeniden ele geçirildi. Karadeniz’in Osmanlı Devleti’ne ait ol- duğu bir kez daha kabul edilmiş ve onaylanmış   oldu.


Bu savaşların kazanılmasında I. Mahmut döneminde yapılan askerî ıslahat- ların önemli rolü oldu. Fransa barış antlaşmalarında yaptığı arabuluculuklar so- nucunda Osmanlı Devleti’nde yeni ve önemli imtiyazlar elde etti. Kudüs’teki Katolik Hıristiyanlara ait kutsal yerlerin yönetimini aldı. Kanuni döneminde (1535) padişahların saltanatı süresince geçerli olan kapitülasyonlar bundan böyle sürekli hâle geldi (1740).


a.  Lehistan Sorunu ve Osmanlı – Rus Savaşı (1768-1774)

Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki barış 1768 yılına kadar devam etti. An- cak Rusya’nın başına geçen II. Katerina sıcak denizlere çıkma politikasını sürdürü- yordu. Bir yandan da Balkan milletlerini Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtıyordu. II. Katerina ölen Lehistan kralı yerine, kendi istediği kişinin kral seçilme- sini sağladı. Lehistanlı vatanse- verler Rusya’nın bu müdahalesine karşı çıktılar. Bunun üzerine Rusya, Lehistan’a asker göndererek onları cezalandırmak istedi. Lehlilerin bir bölümü Osmanlı Devleti’ne sığın- dılar. Ruslar, Lehlileri takip etmek bahanesiyle sınırı geçip Lehliler ile birlikte Türkleri de öldürünce Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaş açtı(1768).

Böyle bir savaş için hazırlık- lı olan Rusya, Osmanlı ordusunu ağır bir yenilgiye uğratarak Eflak ve Boğdan’ı işgal etti. Diğer yan- dan bu sırada Baltık Denizi’nde hazırlanan bir Rus donanması Atlas Okyanusu’ndan Akdeniz’e geçti ve Mora kıyılarına kadar geldi. Ruslar Mora’da Rum halkını ayaklanmaya teşvik ettiler. Ruslara güvenerek Rumların başlattığı ayaklanma bastırıldı. Bunun üzerine Rus do- nanması Çeşme’de demirli bulunan Osmanlı donanmasına ani bir baskın yaparak donanmayı yaktı(1770).

Rusya’nın bu başarıları Avusturya’yı endişelendirdi. Çünkü Rusların işgal ettiği Eflak ve Boğdan’da onların da gözü vardı. Avusturya ve Prusya’nın araya girmesiyle Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı (1774).

Küçük Kaynarca Antlaşması’na göre:

  • Kırım’a bağımsızlık verilecek ve Kırım hanları sadece dinî bakımdan Osmanlı halifesine bağlı olacak,
  • Azak Kalesi etrafındaki arazi, Kabartay bölgesi Rusya’ya verilecek, iki devlet arasındaki sınır Buğ Nehri olacak,
  • Rusya bu savaşta işgal etmiş olduğu Eflak, Boğdan, Besarabya ve Akdeniz’deki adaları Osmanlı Devleti’ne geri verecek, buna karşılık Osmanlı Devleti bu yerlerde genel af ilan edecek ve buradaki halktan belli bir süre için vergi   almayacak,
  • Rus tüccarlar, Karadeniz ve Akdeniz’deki Türk sularında ve limanlarında serbestçe ticaret yapabilecek, Fransa ve İngiltere’ye verilmiş olan kapitülasyonlardan faydalanacak,
  • Ruslar İstanbul’da sürekli elçi bulundurabilecek ve gerekli gördüğü yerlerde konsolosluk açabilecek,
  • Ruslar Osmanlı uyruğunda olan Ortodokslarla, Eflak ve Boğdan beylerinin haklarını koruyacak,
  • Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş tazminatı ödeyecekti.

Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin imzaladığı en ağır şartlar taşıyan antlaşmalardan biridir. Bu antlaşmayla ilk defa halkı Türk ve Müslüman olan bir bölge(Kırım) kaybedildi. Karadeniz’in“Türk Gölü” özelliği sona erdi. İstanbul, Balkanlar ve Boğazlar Rus tehdidi altına girdi. Rusya, Ortodoksları himaye hakkını elde ederek Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışma fırsatı kazandı.

Rusya, Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra Kırım’ı ele geçirmek için hare- kete geçti. Ruslar kendilerine taraftar olan Şahin Giray’ı zorla han seçtirdiler. Şahin Giray’ın hanlığını kabul etmeyen Kırım halkı ayaklandı. Şahin Giray, Rus ordusunu Kırım’a çağırdı. Osmanlı Devleti bunun üzerine savaşa hazırlandı. Fransa’nın aracı- lığıyla iki devlet temsilcileri Haliç’te Aynalıkavak Köşkü’nde görüşme yaptılar. Ay- nalıkavak Tenkihnamesi   (sözleşme) adını alan bu yeni antlaşmaya göre(1779); Rusya, Kırım’daki askerlerini çekecek, buna karşılık Osmanlı Devleti de Şahin Giray’ın hanlığını kabul edecekti. Ancak bir süre sonra Kırım halkı Rus yanlısı Şahin Giray’a karşı tekrar ayaklandı. Şahin Giray Rusya’ya sığınmak zorunda kaldı. II. Katerina bunu bahane ederek Kırım’a bir ordu gönderdi ve Kırım’ı Rusya’ya kattığını ilan etti(1783). Osmanlı Devleti’nin savaşacak askerî ve ekonomik gücü olmadığından bu duruma karşı çıkamadı.

Bu sırada Rusya ve Avusturya, Osmanlı Devleti’ni paylaşmak için bir proje ha- zırladılar. Buna göre Avusturya; Sırbistan, Bosna, Hersek ve Adriyatik kıyılarını alacak, Rusya ise Eflak ve Boğdan’ı işgal ederek burada Rusya ve Avusturya’ya bağlı Dakya Devleti kuracaktı. Grek projesi ile de merkezi İstanbul olmak üzere Grek Devleti ku- rulacak ve bu devletin başına II. Katerina’nın torunu, XIII. Konstantin getirilecekti.

Bu antlaşma İngiltere’yi telaşa düşürdü. Diğer taraftan Rusya ve Avusturya’nın güçlenmesini çıkarlarına uygun bulmayan Prusya da Osmanlı Devleti’ni destekle-   di. Osmanlı Devleti, İngiltere ve Prusya’nın kışkırtması sonucu Rusya’ya savaş açtı. Bir süre sonra savaşa Avusturya da girince Osmanlı orduları ikiye ayrılmak zorunda kaldı. Avusturyalılar Bosna’yı; Ruslar Boğdan’ı işgal etti. Ruslar Özi Kalesi’ni alarak halkı kılıçtan geçirdiler. Bu felaket haberi İstanbul’a gelince I. Abdülhamit üzüntü ve kederinden öldü. Yerine III. Selim geçti(1789).

Tarih 4 Sonraki Konu: Amerika Birleşik Devletleri’nin Kurulması

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Admin'in Notu: Arkadaşlar. çözdüğünüz testlerle ilgili yorum yazarak bize çalışmamızda yol gösterin. Hangi dersten test eklenmesini istediğinizi, hangi testleri çözdüğünüzü kendi adınız veya nickname'inizle yorum yazarak belirtirseniz sevinirim.


Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 15 Şubat 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın