1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin Savaştığı Cepheler

yorumsuz
387

1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin Savaştığı Cepheler

Kafkasya Cephesi

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na katılması üzerine Rus kuvvetleri Doğu Anadolu topraklarına saldırarak Erzurum ve Sarıkamış yönünde ilerlemeye başladılar. Enver Paşa, Rusları durdurmak ve Orta Asya Türk dünyası ile doğrudan bağlantı kurmak amacıyla bir taarruz hareketi başlattı. Fakat şiddetli soğuk, salgın hastalık, yiyecek ve malzeme yetersizliğinden dolayı on binlerce Türk askerî şehit oldu. Bunu fırsat bilen Ruslar, Erzurum, Muş, Bitlis, Erzincan ve Trabzon’u işgal ettiler. Bu sırada Ruslarla işbirliği yapan ve Rus üniforması giymiş olan Ermeni çeteleri işgal edilen yerlerde katliam yaptılar. Bugün Ermenilerin dünya kamuoyuna yansıtmaya çalıştığı sözde soykırım olarak adlandırdığı gelişmeler bu dönemde yaşandı. Osmanlı Devleti, Ermenilerin Ruslarla iş birliğini önlemek ve katliamlarını önlemek amacıyla Ermeni terör örgütleri olan Hınçak ve Taşnak Cemiyetlerini kapattı. Savaş bölgesinde yaşayan Ermenilerin de geçici olarak Suriye’ye göç etmelerini sağladı.

Çanakkale Savaşlarından sonra Doğu cephesine atanan Mustafa Kemal Paşa,   6 – 7 Ağustos 1916’da Muş ve Bitlis’i Ruslardan geri aldı. 1917 yılında rejim değişikliği yaşayan Rusya, 3 Mart 1918’de İttifak Devletleri ile Brest – Litowsk Antlaşması’nı imzalayarak I. Dünya Savaşı’ndan ayrılmış, bu arada Doğu Anadolu’dan da çekilmiştir.

Dünya Savaşı Yıllarında Ermeni Sorunu

1. Dünya Savaşı sırasında Rusların Doğu Anadolu’ya girmesi Ermeniler tara- fından büyük bir fırsat olarak görüldü. Rusya Ermenileri de Rus ordusu ile birlikte saldırılara katıldılar. Rusların silahlandırdığı Ermeniler, Türk köylerine baskınlar düzenleyerek sivil halka zarar verdiler. Ermeni çeteler, terör eylemlerine ve isyanlara katılmayan Ermenileri de öldürüyorlardı. Osmanlı Devleti, Çanakkale Cephesi’nde itilaf devletleriyle savaşırken Ermeniler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ayaklanmalar çıkardılar. Ermenileri sadece Ruslar değil, İngiltere ve Fransa gibi itilaf devletleri de desteklediler. Ermenileri doğal müttefikleri olarak gören bu devletler, Osmanlı Devleti’ni cephe gerisinden vurmak istiyordu. Osmanlı Devleti bu gelişmeler üzerine birtakım tedbirler aldı. Dahiliye Nezareti, 24 Nisan 1915’te Ermeni komite merkezlerinin kapatılması, komite elebaşılarının tutuklanması için ilgili makamlara bir genelge yayımladı. Bu genelge üzerine İstanbul’da Hınçak ve Taşnak Ermeni Komitelerinin elebaşılığını yapan kişiler tutuklandı. Ermenilerin her yıl soykırım yıl dönümü diye andıkları   ‘’24 Nisan’’ günü, bu genelgenin yayımlandığı günü işaret eder. Alınan bu tedbirler de sonuç vermeyince 27 Mayıs 1915 tarihinde Tehcir Kanunu çıkarıldı. Bu kanunla savaş alanı içindeki Ermenilerden isyan hareketine karışanlar, savaş bölgesinden alınıp ülkenin güvenli bölgelerine göç ve yerleşime tabi oldular. Bunlar yine bir Osmanlı toprağı olan Musul ve Suriye’ye yerleştirildiler. Tehcir Kanunu’na göre 702 bin 900 Ermeni göç ettirildi. Osmanlı Devleti göç ettirilen Ermenilerin barınma, beslenme ihtiyaçlarını karşıladı. Gittikleri yerde eski mesleklerini ve işlerini sürdürebilmelerine imkân sağladı. Önceki durumlarına uygun olarak kendilerine ev, arazi, tohumluk ve tarım aleti verildi. Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılınca 31 Aralık 1918 tarihinde Geri Dönüş Kararnamesi’ni çıkardı. Bu kararnameye göre:

  • Geri dönecek olanlara yolculuk esnasında hükümetçe her türlü yardım yapılacak, mal, mülk, ev ve arazileri iade edilecek,
  • Kilise ve okul gibi yerler, ait olduğu Ermeni cemaatlere verilecek,
  • Muhtaç durumda olanların geri dönüş masrafları ve ihtiyaçları hükümet tarafından sağlanacaktı.

Ermeniler I. Dünya Savaşı’ndan sonra itilaf devletlerinin Anadolu’yu işgal etmeye başlamaları üzerine yeniden harekete geçtiler. İtilaf devletlerine güvenerek Doğu Anadolu’yu işgal hevesine kalkıştılar. Ermenilerin Iğdır, Kars, Sarıkamış ve Doğubeyazıt civarında katliamlara girişmeleri üzerine TBMM, Kazım Karabekir Paşa’yı Doğu cephesi komutanlığına atadı. Kazım Karabekir Paşa, Ermenileri Doğu Anadolu’dan çıkardıktan sonra Gümrü’yü ele geçirdi. Barış istemek zorunda kalan Ermenilerle 3 Aralık 1920 tarihinde Gümrü Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Ermeniler, Türki- ye üzerinde hiçbir hakları olmadığını kabul ettiler.

Kanal Harekâtı:

Almanya’nın isteği üzerine açılan bu cephede İngilizlere karşı savaşıldı. Os- manlı Devleti bu cepheyi açmakla Mısır’ı İngilizlerden geri almayı ve İngilizlerin sömürgeleri ile bağlantısını kesmeyi amaçladı. Bahriye Nazırı Cemal Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin taarruzu İngilizler tarafından püskürtüldü. İngilizlerin karşı saldırısı üzerine Osmanlı ordusu geri çekilmek zorunda kaldı. Bunun üzerine İngilizler Sina Yarımadası ve Filistin’i ele geçirerek Suriye’ye kadar ilerlediler.

Hicaz ve Yemen Cephesi:

İngiltere tarafından açılan bu cephede Osmanlı Devleti, Arap Yarımadası’ndaki İngiliz ilerleyişini durdurmak, İslamiyet’in kutsal şehirleri Mekke ve Medine’yi korumak için savaştı. Ancak bazı Arap kabilelerinin İngilizlerle iş birliği yapması Osmanlı kuvvetlerinin yenilgisine yol açtı. Yemen ve Hicaz bölgesi Osmanlı Devleti’nin elin- den çıktı.

Irak Cephesi:

İngiltere, Irak’ın zengin petrol yataklarını ele geçirmek ve kuzeye çıkıp Ruslara Kafkasya üzerinden yardım ulaştırmak amacıyla bu cepheyi açtı. Ayrıca Türk kuvvetlerinin İran’a girip İngiliz sömürgesi olan Hindistan’ı tehdit etmesi engellenmiş olacaktı. Basra Körfezi’ne asker çıkaran İngilizlere karşı Osmanlılar başlangıçta önemli başarılar elde ettiler. Kut’ül Amare Savaşı’nda İngilizleri ağır bir yenilgiye uğrattılar. Ancak bu başarı uzun sürmedi. Basra’ya yeni kuvvetler yığan İngilizler bölgede üs- tünlüğü ele geçirerek Basra ve Bağdat’ı işgal ettiler (1917).

Suriye – Filistin Cephesi:

Osmanlı Devleti’nin Kanal Harekâtı’nda yenilerek geri çekilmesi üzerine İngiltere, Kudüs ve Filistin’i işgal etti. İngilizlerin devlet kurmak vaadiyle kandırdığı Arap kabileleri de İngilizlerle birlikte Osmanlı ordularına karşı savaştılar. Bu nedenle Osmanlı Devleti hem isyancı Araplarla hem de İngilizlerle mücadele etmek zorunda kaldı. Suriye’ye kadar ilerleyen İngilizlerle, Alman general Liman von Sanders komutasındaki Türk ordusu yiğitçe savaştı. Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’na bağlı 7. Ordu komutanı Mustafa Kemal Paşa, Halep’in kuzeyinde bir savunma hattı kurarak İngilizleri durdurdu.

Galiçya, Romanya ve Makedonya Cephesi:

Osmanlı Devleti, Bulgaristan ve Avusturya – Macaristan İmparatorluğu’na yardım etmek için Osmanlı toprakları dışında Galiçya, Romanya ve Makedonya’da da savaştı. Rusya, Romanya ve Fransa’ya karşı savaşılan bu cepheler Rusya’nın I. Dünya Savaşı’ndan çekilmesiyle kapanmıştır.

Çanakkale Cephesi:

1. Dünya Savaşı içinde Osmanlı Devleti ve itilaf devletleri açısından en önemli cephe, Çanakkale Cephesi olmuştur. itilaf devletleri İstanbul ve Boğazları alarak Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmayı ve müttefikleri Rusya’ya gerekli olan askerî ve ekonomik yardımı Boğazlar üzerinden ulaştırmayı amaçlamışlardır. Bu cephede kazanacakları zafer ile Almanya’nın Osmanlı Devleti ile bağlantısını da kesmiş olacaklardı. İtilaf devletleri bu amaçlarını gerçekleştirmek için 19 Şubat 1915’ten itibaren Çanakkale Boğazı’nın iki tarafındaki Osmanlı savunma hatlarını bombalamaya başladılar. İtilaf devletleri donanması 18 Mart 1915’te büyük bir saldırıya geçtiler. Bu saldırıdan bir gün önce Çanakkale Boğazı’nın girişi Nusret mayın gemisi tarafından gizlice mayınlanmıştı. Bu mayınlar ve Türk topçusunun yoğun ateşi karşısında İtilaf donanması ağır kayıplar verdi. Denizden geçemeyeceklerini anlayan itilaf devletleri 25 Nisan 1915 tarihinde Çanakkale’yi karadan geçmek amacıyla Gelibolu Yarımadası’nda Seddülbahir ve Arıburnu kıyılarına çıkarma yaptılar. itilaf orduları bu bölgede 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in emrindeki Türk ordusunun kahramanca savunmasıyla karşılaştılar. Mustafa Kemal ve Türk ordusu Anafartalar, Kireçtepe, Conkbayırı ve Arıburnu cephelerinde büyük zaferler kazandılar. Çanakkale’nin karadan da geçilemeyeceğini anlayan itilaf devletleri, Ocak 1916’da Gelibolu Yarımadası’nı boşaltarak geri çekilmek zorunda kaldılar.

Çanakkale  Savaşlarının 1. Dünya Savaşı içinde önemli bir yeri vardır. Türk ordusunun Çanakkale Savaşlarını kazanması I. Dünya Savaşı’nın uzamasına yol açtı. Müttefiklerinden yardım alamayan Rusya’da Bolşevik İhtilali çıktı   ve   çarlık rejimi yıkıldı. Yeni Rus yönetimi ittifak devletleri ile Brest Litowsk Antlaşması’nı imzalayarak savaştan çekildi (3 Mart 1918). Bulgaristan, ittifak devletlerinin yanında 1. Dünya Savaşı’na katıldı. İtilaf Devletleri Çanakkale Boğazı’nı geçemedikleri için İstanbul’u ele geçiremediler. Mustafa Kemal’in bu cephedeki başarıları onun askerî dehasını ortaya çıkararak Türk Kurtuluş Savaşı’nın lideri olmasında etkili oldu.

Önceki konu: 1. Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti’nin Sonu Sonraki konu: 1. Dünya Savaşı Sonucunda İmzalanan Antlaşmalar
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Admin'in Notu: Arkadaşlar. çözdüğünüz testlerle ilgili yorum yazarak bize çalışmamızda yol gösterin. Hangi dersten test eklenmesini istediğinizi, hangi testleri çözdüğünüzü kendi adınız veya nickname'inizle yorum yazarak belirtirseniz sevinirim.


Etiketler:
Eklenme Tarihi: 20 Şubat 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın